1kitap1dus

Peşin hükümlerim olmadığı için açık fikirli olmak zorundaydım.
Sayfa 63·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bende bir tuhaflık var çünkü bende bir tuhaflık varmış gibi gelmiyor bana.
Bir şey söylemeye niyet ederiz, ama niyet ile fiil arasında başka bir şey girer, ortalığı karıştırır: Bilinçdışı, ya da Freud'un das Unbewusste'sinin daha uygun bir çevirisiyle, Blinmeyen. Yani bizde, bizim zihnimizde, kafamızın içinde olan, ama bizim bilmediğimiz, çoğu kez varlığının farkında bile olmadığımız bir şey.
Bilmediğim bir şey var bildiğim varsayılıyor. Bilmediğim şeyin ne olduğunu bilmiyorum, yine de bildiğim varsayılıyor, ve aptal gibi göründüğümü düşünüyorum hem besbelli bilmiyor olup hem de bilmediğimin ne olduğunu bilmiyorsam. Bu yüzden ben de biliyormuş gibi yapıyorum. Sinir bozucu bir şey bu çünkü neyi biliyormuş gibi yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bu yüzden ben de her şeyi biliyormuş gibi yapıyorum. Neyi bildiğimin varsayıldığını senin bildiğini hissediyorum ama onun ne olduğunu söyleyemezsin bana çünkü ne olduğunu bilmediğimi bilmiyorsun. Neyi bilmediğimi biliyor olabilirsin, ama onu bilmediğimi bilemezsin, ben de söyleyemem sana. Bu yüzden her şeyi söylemen gerekecek bana
Öldüğün zaman ölü olduğunu bilmezsin. Bu başkalarına acı verir... Aynısı aptal olduğun zaman da geçerlidir.
Sayfa 160·Kitabı okudu