Volga: Herkesin 'Şaheser' Dediği, Ama Bana Hiçbir Şey Katmayan Kitap
"Bir genç kızın Volga Nehri'nde yolculuğu... Peki ama ben bu yolculuktan neden bir şey anlamadım?"
Merhaba kitap dostları! Bugün, yazar ve psikanalist Lou Andreas-Salomé'nin 1902 tarihli öyküsü "Volga"yı dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir "övgü" değil, bir "itiraf" olacak.
Yazar ve Kitap Hakkında Kısa Bilgi:
Lou Andreas-Salomé (1861-1937), Nietzsche'nin evlenme teklifini geri çeviren, Rilke'ye ilham olan ve Freud'un yakın dostu olan sıra dışı bir entelektüeldir . "Volga", yazarın "Eşikte: Yeniyetme Kızların İç Dünyasından Beş Öykü" başlığı altında topladığı öykülerden biridir . 16 yaşındaki Lyubov adlı bir kızın Volga Nehri'nde yaptığı gemi yolculuğunda, doğayla, yeni insanlarla ve kendisinden yaşça büyük bir doktora karşı hissettiği ilk duygularla tanışmasını anlatır .
Neden Beğenmedim ve Anlamadım?
- Ne Anlattığı Belirsiz: Bir genç kızın gemi yolculuğu, doğa betimlemeleri, bir doktora karşı hissettikleri... Ama bunlar neden anlatılıyor? Bir mesaj mı var, yoksa sadece "ergenlik böyle bir şeydi" demek mi? Ana fikri bir türlü yakalayamadım.
- Psikolojik Derinlik Göremedim: Yazarın psikanalist olduğu söyleniyor ama karakterin iç dünyasında beni sarsacak, düşündürecek bir derinlik bulamadım. Lyubov'un hissettikleri bana çok yüzeysel ve mesafeli geldi.
- Bana Hiçbir Şey Katmadı: Bir kitap ya düşündürür, ya hislendirir ya da yeni bir şey öğretir. Bu kitap üçünü de yapmadı. Okurken sürekli "Şimdi nereye varacağız?" diye bekledim ve kitap bittiğinde elimde hiçbir şey kalmadı.
Belki de Benim Tarzım Değildir:
Her okur her kitabı sevmek zorunda değil. Bu kitap belki de:
- Dönem edebiyatına ve psikanalitik alt metinlere hakim olanlar,
-