Hakan cucunel

Hakan cucunel
@Kitapgezginim
8/10
·345 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Solmaz Kamuran - KÖSEM SULTAN Osmanlı Tarihinde KADINLAR DÖNEMİ olarak değerlendirilen zaman aralığının Hürrem Sultandan sonra en etkili kadını sayılabilecek olan Kişisi Kösem Sultan denebilir. Ben yazarın KİRAZE adlı romanını uzun zaman önce okumuştum. Çok da beğenerek okumuştum. Diyebilirim ki tarihe romanlar üzerinden bakmayı bu kitapla sevmiştim. Kuru bir anlatım yerine aslına uygun yapılan bir kurgu uzak tarihi biraz daha anlaşılır hale getiriyor. KİRAZE’den sonra tarihi roman okumayı da önemli ve gerekli bulur oldum. İki kitabı karşılaştırdığım zaman Kiraze’nin daha güçlü bir metin olduğunu söyleyebilirim. Kösem Sultan zaten önceden de ilgimi çekiyordu. Onunla ilgili Reşat Ekrem Koçu’dan da bazı bölümler okumuştum. Kösem Sultan’ın asıl adı Anastasia’dır. Kaçırılmış ve esir olarak doğrudan saraya satılmıştır. Tinos adlı bir Yunan Adasında bir rahip tarafında eğitilen Anastasia, zeki ve ve dönemine göre son derece bilgili bir kadındır. Satranç oynamayı sever. Bu oyun sayesinde padişah 1. Ahmet’in ilgisini çeker. Daha sonra padişahtan çocuk doğurur ve itibarlı kadınlar arasına girer. Yani önce HASEKİ ardından da VALİDE SULTAN olur. Kösem adının yanında halk arasında MAHPEYKER olarak anılır. Ahmet’in ölümünden sonra karışık bir dönem yaşanır. Yarı deli olan Mustafa’nın saltanatı kısa sürer ve 4. Murat çocuk yaşta tahta geçer. Murat’ın yaşı büyüdükçe iktidarını Annesi ile paylaşıyor oluşu sorun olmaya başlar. 4. Murat yaşadığı safahat dolu hayatı nedeniyle sağlığını çabuk kaybetmiştir. Ancak çok genç yaşta ölümüne Kösem’in sebep olduğu söylenegelmiştir ki bu uzak bir olasılık değildir. Kösem, son derece zengindir. O dönemde zengin olmayan saray kadını yoktur gerçi ama Kösem çok daha fazla zengindir. Saray içindeki dengeleri satranç oyununa benzetir. Genel olarak
Tarih
Mustafa Kemal’in Ordusunda Bir Alman YüzbaşıHans Tröbst · Kırmızı Kedi Yayınları · 201885 okunma
Reklam

Hakan cucunel

, bir kitap okudu
8/10
·345 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
6/10
·
Beğendi
Solmaz Kamuran - KÖSEM SULTAN Osmanlı Tarihinde KADINLAR DÖNEMİ olarak değerlendirilen zaman aralığının Hürrem Sultandan sonra en etkili kadını sayılabilecek olan Kişisi Kösem Sultan denebilir. Ben yazarın KİRAZE adlı romanını uzun zaman önce okumuştum. Çok da beğenerek okumuştum. Diyebilirim ki tarihe romanlar üzerinden bakmayı bu kitapla sevmiştim. Kuru bir anlatım yerine aslına uygun yapılan bir kurgu uzak tarihi biraz daha anlaşılır hale getiriyor. KİRAZE’den sonra tarihi roman okumayı da önemli ve gerekli bulur oldum. İki kitabı karşılaştırdığım zaman Kiraze’nin daha güçlü bir metin olduğunu söyleyebilirim. Kösem Sultan zaten önceden de ilgimi çekiyordu. Onunla ilgili Reşat Ekrem Koçu’dan da bazı bölümler okumuştum. Kösem Sultan’ın asıl adı Anastasia’dır. Kaçırılmış ve esir olarak doğrudan saraya satılmıştır. Tinos adlı bir Yunan Adasında bir rahip tarafında eğitilen Anastasia, zeki ve ve dönemine göre son derece bilgili bir kadındır. Satranç oynamayı sever. Bu oyun sayesinde padişah 1. Ahmet’in ilgisini çeker. Daha sonra padişahtan çocuk doğurur ve itibarlı kadınlar arasına girer. Yani önce HASEKİ ardından da VALİDE SULTAN olur. Kösem adının yanında halk arasında MAHPEYKER olarak anılır. Ahmet’in ölümünden sonra karışık bir dönem yaşanır. Yarı deli olan Mustafa’nın saltanatı kısa sürer ve 4. Murat çocuk yaşta tahta geçer. Murat’ın yaşı büyüdükçe iktidarını Annesi ile paylaşıyor oluşu sorun olmaya başlar. 4. Murat yaşadığı safahat dolu hayatı nedeniyle sağlığını çabuk kaybetmiştir. Ancak çok genç yaşta ölümüne Kösem’in sebep olduğu söylenegelmiştir ki bu uzak bir olasılık değildir. Kösem, son derece zengindir. O dönemde zengin olmayan saray kadını yoktur gerçi ama Kösem çok daha fazla zengindir. Saray içindeki dengeleri satranç oyununa benzetir. Genel olarak
Kösem : İktidar Şerbeti Kan KokarSolmaz Kamuran · İnkılap Yayınları · 2015138 okunma
7/10
·
Beğendi
PARGALI İBRAHİM-CAHİT ÜLKÜ Türkler çiçekleri her zaman sevmişlerdir. 16. yüzyıl Osmanlı döneminde erkekler de birbirlerine çiçek alıp götürüyorlar. Bu bir incelik kabul ediliyor. O dönemde Avrupa insanın hayatında çiçek yok. Bugün SARDUNYA olarak bildiğimiz çiçeğe o yıllarda TURNA GAGASI deniyor. Şebboy, lale ve nergis Türkler tarafından sevilen çiçekleri. Evlerin balkonlarında ve bahçelerde her türden çiçek var. Bu durum dönemin Avrupalıları tarafından yazılmış. Ordu sefere giderken askerlerin elbiseleri rengârenk. Osmanlı ordusunda askerlerin en çok sevdikleri renkler şöyle: Üst giyimde nar çiçeği (gömlek) Açık yeşil alt giysi (pantolon) Babet biçiminde ayakkabı çoğunlukla sarı renkte. Erkekler için renk kısıtlaması yok. Kuş azatçılığı çok yaygın. Kuş azat edip sevabını bir dostuna bağışlamak bir incelik. Hayvanlara eziyet edenler hemen cezalandırılıyor. Ases başı atına ağır bir yük yükleyen kişiye ceza veriyor. O yükü hayvan sahibine yüklüyorlar. Ardından adama 20 sopa vuruluyor. Atın sahibi kendisine 10’ar sopa vuran çavuşlara ikişer akçe bahşiş verip “Ellerinize sağlık” diyerek oradan ayrılıyor. Kirli giysilerle sokakta dolaşmak da para ve sopa cezası gerektiriyor. Türkler için haftada en az bir kere hamama gitmek değişmez bir kural. Avrupalılar Türklerin çok temiz koktuklarını sıkça yazmışlar. Bu dönemde İngiltere kraliçesi bile yanına yaklaşılamayacak kadar pis kokuyor ve yıkanmayışıyla övünüyor. O yıllarda şeyhülislama MÜFTÜ deniyor. Macaristan’ın O dönemdeki adı ENGÜRÜS. Padişahların el ve ayak tırnakları, sakal ve bıyık ve saç artıkları biriktirilip Sürre Alayı ile her yıl peygamberin mezarının ayakucuna gömülüyor. Bu geleneğin ilk kiminle başladığı bilinmiyor. Pargalı İbrahim Kanuni’nin ayaklarını yıkadığı suyu çok defa içmiş. Bu dönemde kellesi vurulan
Pargalı İbrahim PaşaCahit Ülkü · İnkılap Kitabevi · 2017110 okunma
Puan vermedi·
Beğendi
CAHİT ÜLKÜ – SON HAZARYALI - KİTAP TANITIMI Cahit Ülkü’nün bu kitabı SARI SELİM ve PARGALI İBRAHİM’le karşılaştırılınca biraz daha kurgusal özellikler taşıyor. Bir roman olarak merkezde Arthur KOSTLER’in 13. KABİLE kitabının savundukları var. Kitaptan aklımda kalanlar birkaç madde halinde şöyle: Hıristiyan düşünce dünyasında Yahudilere karşı en acımasız olanlar KATOLİKLER. Bu Hıristiyan mezhebi sıklıkla Yahudilere karşı son derece acımasız davranmış. Yahudiler kendi tarihlerinde sıkça ve toplu olarak sürgün yaşıyorlar. İlk büyük sürgün Babil devletinde oluyor. Asurluların yenen Babil devleti bu sürgünü gerçekleştiriyor. MÖ 722 Daha sonra Avrupa kıtasına ve yakın Asya’ya dağılan Yahudiler neredeyse her yüzyılda bir kere yaşadıkları topraklardan çıkarılmışlar. Kalan Yahudi toplumu ardından Roma İmparatorluğu tarafında sürgün ediliyor. MS 135 Avrupa’da büyük sürgünler yaşıyorlar. İlk büyük Avrupa sürgünü İngiltere’den oluyor. 11. yüzyılda İngiltere’den çıkarılan Yahudiler Avrupa’da son kaldıkları yer olan İspanya’dan da 1492 yılından itibaren uzaklaştırılıyorlar. Kastilya kraliçesi İSABELLA ve Aragon kralı Ferdinand’ın evlenmesine aracı olan ve bir Yahudi olan Abraham SENOR, herhalde kendi soydaşlarının sonunu getireceğini öngörememiştir. Saraya yaptığı 30.000 altınlık bağış yeni yönetimin Yahudilere bakışını yumuşatmamıştır. Cahit Ülkü, Kostler’in temel tezi olan Hazar Devletinin Musevi oluşu üzerinden kurguluyor kendi roman gerçeğini. Bu teze göre Hazar Devleti ciddiye alınacak bir Musevi nüfusuna sahip. Yıkılan devletin kalıntılarının çoğu diğer toplumlar içinde eriyorlar. Dillerini ve inançlarını kaybediyorlar. Geride kalanlar Osmanlı Sarayına bilinçli olarak sızıyorlar. Çünkü o dönemde bir insanın inancı nedeniyle baskı görmediği tek devlet Osmanlı Devletlidir.
Son HazaryalıCahit Ülkü · İnkılap Kitabevi · 200384 okunma
Reklam