Ailenin ve sistemin yok ettiği bir çocuk Diana. Sayfa sayısı olarak bir çırpıda okunsa da oldukça yıpratıcı duygu durumu ile baş etmekte zorlandığım bir kitap. İlginç olan ise Diana'nin sonunu getiren süreci etrafındaki insanlardan dinlerken herkes haklı gibi. Ya da uğraşmamak için haklı sebepler bulanlar ve sistemin önlerini tikadığı insanlar olarak ikiye ayrılıyorlar sanki. Öyle ya da böyle, her şeye ve herkese rağmen. Uğraşanlara ve uğraşmayanlara rağmen Diana'nin süreci kötü sonuçlanıyor. Ve eminim hayatına dokunmaya çalışanlar içinde travmatik bir anı olarak hatıralarında yer ediniyor. Bu kitap sistemi , insanlığı, anne ve baba olmanın gerekliliklerini, herkes anne baba olabilir mi sorusunu sorgulatiyor. Kitap Diana'nin hayatını anlatıp onun hayatını öne cikarsada geriye kalan kardeşlerin de travmalarıni ve geleceklerini düşünmemek mümkün değil.
Hepimiz hayal ettiğimiz, dilediğimiz ya da hak ettiğimize emin olduğumuz hayatı değil, sahip olduğumuz hayatı yaşamak gibi zorlu bir işle karşı karşıyayız. Dolayısıyla kaygı güdümlü yargı ve kıyaslamalardan kurtulmak için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Hayat kısadır ve hiçbirimizin o kadar zamanı yoktur.