Homolet - Küçük insan ve omlet kelimelerinin benzerliği üzerine kurulmuş bir kavram.
Lacan doğduğunda insanı Homolet'e benzetir, her yana dağılabilir bir yumurta.
"Lacan'a göre bilinçdışı, öznenin simgesel evrene giriş hareketinde üretilir. Dolayısıyla bilinçdışının bilinçle arasındaki yıkıcı ilişki ve heterojen olana, akıldışı ve mantıkdışı görünene tanıklık etmesi, öznenin toplumsallıkta üretilmesinin bedelini gösterir."
"...Sıçramalar, yıkılışlar, devamlılık çözümleri, niceliğin niteliğe dönüşmesi; çelişki tarafından harekete geçirilen gelişmenin içsel itici güçleri, verili bir fenomen çerçevesinde veya toplum içinde, verili bir nesne üzerindeki güç şokların ve farklı bütün fenomenlerde bütün görünümlerin çözülemez karşılıklı bağımlılığı ve doğrudan bağlantısı; hareketin evrensel sürecini belirleyen ve bir bağlantı, yasalar tarafından yönetilen benzersiz bir süreç gelişmenin öğretisi olarak diyalektiğin özellikleri bunlardır (Lenin, Philosophical Notebooks.)
* "...Barthes metnin bireyselliğinden değil, farklılığından söz eder: Bireysellik hermetik bir kavramdır; oysa ki farklılık bir metnin nasıl başka metinlerden farklı olduğunu (başka metinlerle aynı olmadığını) ve başka metinlere bağlı olmasını (onlara dayandığını) gösterir.
* Barthes'ın andığı 1830'da yazılmış bir hadımla ilgili metnin (novella) özeti: "...Anlatıcı, zengin Lanty ailesi tarafından verilen bir partidedir. Ona eşlik eden kadın, aile tarafından abartılmış bir ihtimam gösterilen, esrarengiz, çökük bir yaşlı adamla karşılaşır. Anlatıcı kadına birlikte bir gece geçirmenin karşılığında ona bu adamın hikâyesini anlatmayı üstlenir. Bu Sarrasine adlı bir heykeltıraşın hikâyesidir. Sarrasine Roma'da ünlü bir şarkıcı olan Zambinella'ya aşık olur. Sonunda Sarrasine "[Zambinella]'nın hadım olduğu gerçeğini görmezlikten gelemez; ve onu (him/her) koruyan kardinalin adamları tarafından öldürülür. Bu kadın, vaktiyle şarkı söyleyerek ailenin zenginliğini sağlayan, şimdiki yaşlı adamdır. Bu doğadışı hikâyenin dehşetiyle kadın, verdiği sözü geri alarak anlatıcıyı reddeder. Bu kısa özette bile rahatsız edici durum yeniden üretilmiştir: Cinssiz şahıs zamiri (Fransızca'da) yoktur; hadım cinsel kategorileri sarsan fiziksel bir olgudur."
"...Zorlansa bile hiçbir anlatı yapısına veya herhangi bir benzer sisteme yakıştırılamayacak daha radikal metinler de vardır. (Joyce, Mallarmé, Artaud etc.) Bunlar burjuva temsil biçimlerinin ilişkilerindeki normal krizden daha da fazla bir şeyin tanığı olan metinlerdir. Bu metinler gösterenlerin üretkenliği çerçevesinde işlenir; öyle ki kelime ve dilbilgisi ilişkileri, okuma sürecinde çok sayıda anlam üreten gösterenlerin akışı içinde eriyip gider. Bu burjuva temsil biçiminin krizinden de öte bir şeydir, çünkü anlamladırmanın üretkenliğini ortaya çıkarır ve bütün Batı söyleminin nihai olarak temellendirildiği gösteren ile gösterilen özdeşliğini çözer. Bu kriz, işaretin bir şeyin temsili gibi işlev görmesi için neyin baskı altına alındığını meydana çıkarır."
"...Özne simgesel bir sistemin aşkın kaynağı olamaz. O, bu yapı içinde, farklılıkların ve onların düzenlenmelerinin özgül bir sisteminde inşa edilerek merkezsizleşmiştir..."