Her eseri yaşanmışlıklar, öğretiler , bilgiler ile dolu dolu Hatice Hocam'ın #unutkuşu eseri de bizlere öyküler ile hayatımızda olup karşılaştığımız Alzheimer rahatsızlığına dikkat çekmek istemiş.
Kitaba en anlamlı isim olmuş #unutkuşu . Yazarın da dediği gibi bu kuş efsanevi kuşlar gibi görkemli , kudretli değil . Bu kuş en güzel anıları , en güzel anları, bilgileri , akıldan geçen düşünceleri alıp, götürüyor. Ki eserin ilk başında #unutkuşu öyküsü sizleri bekliyor olacaktır.
Daha sonra Hatice Hocam bizi zamanında komşu ve tanıdıkların neşe , saygı içinde yaşadığı binanın yıkılışı ile yerine Kentligil Sitesinin oluşturduğu bloklara , bloklardaki derin hikayelere götürüyor. Neden derin dedim çünkü her evin bir kaybı var . Kimi sevdiğini kaybedip , aklından da unutur olmuş . Kimisi de çocukluğunu unutamamış hala kendini orada sanırmış. Kimi dostunun sohbetini , kimi ailesini , kimi arkadaşını bir unutur bir hatırlar olmuş .
Kimi baba ya da anne iken kimi de evlat , bakıcı , sadık dost olarak karşımıza çıkıyor. Alzheimer hastalığın bilimsel açıklaması yapılsa bu kadar dikkat çekilmez lakin anlatılan üslup ile bu öyküleri yaşayanlar , yaşamaktan korkanlar ...Sevdiklerinden, eş , dost , akrabalarında yaşayanlar okuyunca kendinden bir parça buluyorlar.
Alzheimer kader değil diyerek farkındalık oluşturmak için "unutkuşu bizleri bekliyor . Hatice Hocam vesile olmuş ki bizlerde evimize konuk olan gün gelir başımıza da gelecek bu rahatsızlığı kaderimiz olmaktan çıkartalım. Anılarımız , anılarımız bizimle kalsın .
Hem yaşayana hemde bakana zor bir hayat bizi beklemesin. Sabırlı olmak, şevkatli olmak yetmiyor bazen.
Unut Kuşu'nun uçmasına yazarımızın kalemi ile başlangıç yapıp, hayatımıza gelmesini engelleyebilelim.