Fakir Baykurt bu eseri vefatından hemen önce, hasta yatağındayken tamamlamıştır ve kitapta Türk-Yunan dostluğuna çok özel bir yer ayırmıştır.
Sınırları Aşan Bir Kardeşlik Hikayesi
Kitabın en etkileyici yanlarından biri, hikayenin sadece Anadolu köyleriyle sınırlı kalmayıp Yunanistan’ın Larisa şehrine kadar uzanmasıdır.
Roman, Yunanistan'dan Ürgüp’e dedelerinin izini sürmeye gelen Dimitrios Katsikas ile Mustafa Güzelgöz’ün oğlu Aziz'in dostluğuyla başlar.
Bu iki genç, geçmişteki acıların (Mübadele) üzerine sünger çekip bir sevgi köprüsü kurarlar. Kitapta bu dostluk o kadar ileri gider ki, bürokratik engellere rağmen Ürgüp ve Larisa "Kardeş Şehir" ilan edilir. Bu, halkların birbirine aslında ne kadar yakın olduğunun en somut kanıtı olarak sunulur.
Dimitrios, Mustafa Güzelgöz’ün (Eşekli Kütüphaneci) hikayesini dinlediğinde büyülenir.İyilik, azim ve kitap sevgisi evrenseldir; dili, dini veya milliyeti yoktur.
Okumazsanız eksik kalırsınız klişesine girmeyeceğim ama bu kitap; umudunu kaybetmiş, "tek başıma neyi değiştirebilirim ki?" diyen herkes için bir motivasyon kaynağı. Fakir Baykurt’un o duru, yalın ve Anadolu kokan diliyle birleşince ortaya tam bir başyapıt çıkmış.
Özellikle kütüphanecilerin, öğretmenlerin ve yolu bir şekilde "hizmet"ten geçen herkesin başucunda olmalı. Kitapla kalın