Kitapkeş

Kitapkeş
@Kitapkes
Vuslata hasret... Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına.. Rızkımı veren Hüdadır kula minnet eylemem...
Isparta
İstanbul
20 kütüphaneci puanı
141 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Dava
7/10
·224 syf.·
2026 26. kitabı
Hayatta bazen hiçbir şey yapmadığın hâlde bir şeyler ters gider ya… Josef K. da tam olarak bunu yaşıyor. Sebebini bilmeden bir suçun içine düşüyor ve ne kadar uğraşsa da işin içinden çıkamıyor. Bazen sistem, insanlar ya da hayatın kendisi seni sıkıştırır ve ne yaparsan yap kurtulamazsın ya; işte bu kitap tam olarak bunu anlatıyor. Biraz absürt, biraz distopik ama aşırı gerçek… Alt okumaları çok güçlü. Okuyunca insan kendi hayatını da sorguluyor. Kafka burada sadece bir adamın hikâyesini anlatmıyor; bireyin, anlaşılmaz bir düzen karşısındaki yalnızlığını, çaresizliğini ve içsel sıkışmışlığını gözler önüne seriyor. Bazen suçun ne olduğunu değil, içinde bulunduğun düzeni sorgulamak gerekir.
Duygu ve Düşünce
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Reklam
Spoiler!! Kitabı okuyacaksanız incelememi okumayın!!
4/10
·104 syf.·
2026 22. kitabı
​Bir insanı öldürüp, sonra soğukkanlılıkla (hatta sanki sıradan bir iş yapıyormuş gibi) parçalara ayırıp bir valize tıkıştırmak nedir? Sanrılarla gerçeklerin birbirine geçtiği bu kitap bu hayal gücü, O detaylar, okuyucuya "Burada sanatsal bir şey var" dedirtmekten ziyade, "Ben ne okuyorum, bu nasıl bir sapkınlık?" dedirtiyor bence. Buradan sonrasında zaten kitapla hiç bir bağ kuramadım ama bitireyim derken finalde göz oyma sahnesi ise bardağı taşıran son damla oldu. Bu kadar "çiğ" bir şiddetin ve hastalıklı bir ruh halinin bu kadar övülmesi neden? ​ ​ Anlatıcı, karşısındaki kadını bir insan olarak değil, bir nesne, bir "imge" olarak görüyor. Onu keserken veya gözünü oyarken duyduğu his bir pişmanlık değil, garip bir tatmin ya da hissizlik. Kitapta ölüye duyulan o garip ilgi, cesetle kurulan bağ... Bunlar normal bir okuyucu için "sanat" değil, psikiyatrik birer semptom.. Umuyorum ki tek beğenmeyen doğru bulmayan ben değilimdir..
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202436,6bin okunma
Yürek Burgusu
5/10
·165 syf.·
2026 18. kitabı
Hikâyenin merkezinde iki çocuğa bakmak için malikaneye gelen genç bir mürebbiye var. Ancak zamanla gördüğünü düşündüğü hayaletler ve çocukların tuhaf davranışları okuru sürekli bir ikilemin içine sürüklüyor: Gerçekten doğaüstü bir şey mi var, yoksa mürebbiyenin zihni mi bize oyun oynuyor? Okuması zor ve duygusuz bir hikaye. Hayaletimsi - gerilimsi ne olduğu çok belli olmayan hikayeler sevmiyorsanız hiç başlamayın zannımca, zaman kaybı. Dizisi de var "bly malikanesi" izleyince Bi tık daha okunur olabilir.
1000Kitap
Yürek BurgusuHenry James · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,367 okunma
Tadı Damağımda bir okur-yazarın kitap okuma serüvenleri
8/10
·520 syf.·
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Nermi Uygur’un Tadı Damağımda, yazarın okuma serüvenlerini ve kitaplarla kurduğu özel bağları anlattığı bir deneme kitabı. Adı gibi tadı damağımda kalacak unutamayacağım bir deneme ve tanışma kitabı oldu benim için. Her sayfa, okumanın insana kattığı küçük ama kalıcı tatları hatırlatıyor. Samimi ve akıcı diliyle sanki yazar kendi okuma yolculuğunu sohbet eder gibi paylaşıyor. Kitap severler için hem ilham verici hem de düşündürücü bir deneyim.
Felsefe
Tadı DamağımdaNermi Uygur · Yapı Kredi Yayınları · 201844 okunma
Üç Büyük Usta
Puan vermedi·217 syf.·
2026 16. kitabı
Bu kitap aslında üç yazardan çok, yazarımızın o üç ustaya (BALZAC-DICKENS-DOSTOYEWSKİ) bakışını anlatıyor. Yani sadece biyografi ya da kuru bir inceleme değil; tamamen yazarımız Stefan Zweig'in kaleminden süzülen yorumlar… En sevdiğim tarafı şu oldu: Ele aldığı yazarları göklere çıkarırken bile mesafesini koruyor. Hayranlık duyuyor ama körü körüne değil. Yeri geliyor övüyor, yeri geliyor (gömüyor) cesurca eleştiriyor. Yalnız Dostoyevski’ye hayranlığını da gözler önüne seriyor. İşte tam da bu yüzden samimi hissettirdi. Üç büyük ismi anlatırken aslında edebiyatın ne olduğunu, ustalığın nerede başladığını da sorgulatıyor. Bir yazarı sevmekle onu eleştirebilmenin aynı anda mümkün olduğunu gösteriyor. Okurken şunu hissettim: Ustalık sadece yazmak değil; başka ustaları adaletle tartabilmekmiş. Sindirilerek okunacak, altı bolca çizilecek bir kitap. Özellikle edebiyatı sadece hikâye olarak değil, fikir olarak da sevenler için. Ben sevdim… Çünkü hem övgü vardı hem cesaret
Edebiyat
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,3bin okunma
Reklam