Kafka'nın ölümünden sonra "Sevgili Milena'ya" yazılan mektupların derlenip kitaplaştırılması, uzaktan kumandanın icadı kadar insanlık için faydalı bir çalışma. Herkes sever fakat Milena'nın odasındaki bir dolap veyahut bir koltuk olmayı ölümüne isteyen Kafka kadar sevebilir mi bilmiyorum. Farklı zamanlarda yazılan mektuplar olduğu için bir roman akıcılığını beklemek haksızlık olur. Fakat her mektup kendi içerisinde duyguların şiirsel bir gösterimi adeta. Hasta vücudunu, monoton hayatını, parasızlığını bir kenara bırakan Kafka Milena'nın mektupları ve ona yazdığı mektuplar arasında bir dünya kurmuş anlaşılan. Kimi zaman Almanca kimi zaman bohemyaca, Çekçe yazılan ve Milena'nın Çekçe konuşmasına hayran olan Kafka'nın titreyen ellerle aşırı yüksek nabızla yazdığı mektuplar bizi kitaba bağlıyor. Duygu karmaşasının fazla olduğu fakat ruh halinizi dengede tutacak bir kitap.Okumadıysanız çok şey kaçırdınız. Tavsiye ediyorum...