Birgün Resulallah (Sallallahü aleyhi ve sellem), İmam-ı Ali`ye (Kerremallahü vecheh ve radıyallahü anh), (Ya Ali! Senin, namazın farzına, vacibine, sünnetine, müstehabına riayet etmen gerekir!) buyurunca, Ensar`dan bir zat dedi ki : ( Ya Resulallah! İmâm-ı Ali bunların hepsini bilir. Bize de bunların faziletini anlatır mısınız? Biz de ona göre amel edelim.)
Resulullah (Sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki :
(Ey ümmet ve eshabım! Şartlarına uygun olarak kılınan namaz, Allahü Teâlâ`nın razı olduğu bütün amellerin en efdalidir. Peygamberin sünnetidir. Meleklerin sevdiğidir. Marifetin, arz ve semavatın [yerlerin ve göklerin] nurudur. Bedenin kuvvetidir. Rızkın bereketidir. Duanın kabulüne sebeptir. Melek-ül-mevt [ölüm meleği] arasında şefaatçidir. Kabirde ışıktır. Münker ve Nekir`e cevaptır. Kıyamet günü`nde üzerine gölgedir. Cehennem ateşiyle kendi arasında siperdir. Sırat köprüsünü yıldırım gibi geçiricidir. Cennetin anahtarıdır. Cennette başına taçtır. Allahü Teâlâ müminlere, namazdan efdal bir ibadet olsaydı, en önce müminlere onu verirdi. Zira meleklerin kimi devamlı kıyamda, kimi rükû`da, kimi secdede, kimi kâdededir. Bunların cümlesini bir rekat namazda toplayıp, müminlere hediye verdi. Çünkü namaz, imanın başı,dinin direği ve İslam`ın kavli ve müminlerin miracıdır. Yer ve göğün nurudur. Cehennemden kurtarıcıdır.)
Namaz, Allahü Teâlâ `ya karşı has ibadettir.
Namaz, maksatlardan olup, diğer ibadetler namaz için vesilelerdir.
Namaz, Müslüman ile kâfir arasını ayırt edici bir ibadettir.
Namaz, İslamiyet`in yasak ettiği şeyleri işlemekten insanları men`eder. Günahların kefaretidir.
Namazın güzelliği, diğer ibadetlerin aksine olarak iman gibi kendisindendir. Kendisinde en çok ibadet toplayan ve insanı Allahü Teâlâ`ya en çok yaklaştıran bir ameldir. Çünkü Allahü