Arkadaşlar sizden ricam annem yarın saat 7:30 'ta ameliyata girecek sizden ricam lütfen dua edermisiniz dua edenler Allah bin kere razı olsun sizden ricamdır!
Bazı kitaplar var okurken hiç bitmesin istiyorum. Günlerce içinde kalayım, beni gezdirdiği diyarlarda sürekli dolaşayım, bana yaşattığı tüm duyguları acısıyla tatlısıyla sonsuza kadar yaşayayım istiyorum. O nedenle okurken kitap hemen bitiverecek hissine kapılarak yavaşladıkça yavaşlamak istiyorum. Ama bir yandan da kahramanların sonunu merak ediyorum susuz bir insan gibi. Nazan Bekiroğlu’nun kaleme aldığı “Nar Ağacı” da o kitaplardan biri oldu benim için.
• • •
Bekiroğlu, tarihi gerçeklerle hayali harmanlayarak kat kat kurguladığı bu muhteşem eserinde dedesi ve büyük annesinin birbirine kavuşma hikâyesini anlatıyor bizlere. Her ne kadar yazar iki insanın birbirine kavuşma hikâyesini anlatıyor gibi görünse de aynı zamanda kültürlerin, dillerin, inançların ve renklerin birbirine kavuşma hikâyesini de anlatıyor satır aralarında. Tıpkı farklı coğrafyalardan doğan iki nehrin dağları, taşları, ovaları ve uzak diyarları aşarak birbirine kavuşması gibi.
• • •
Bu öylesine etkileyici, sürükleyici ve büyüleyici bir hikâye ki yazar, Trabzon’da bahçesini nar ağacının süslediği şirin bir evin penceresinden, Karadeniz’in hırçın dalgalarını seyrederken sizi elindeki fotoğrafların içine çekip Tebriz’in, Batum’un, Bakü’nün ve İstanbul’un sokaklarında, mahallelerinde ve evlerinde dolaştırıyor. Çarşılarında, pazarlarında, halı üretim atölyelerinde, çayhanelerinde, ibadethanelerinde, dağlarında, ovalarında, sıcağında ve soğuğunda gezdiriyor. Balkanlar’dan Kafkaslara, Batı’dan Doğu’nun masalsı diyarlarına gidip gelen nefes nefese bir yolculuk bu.
• • •
Bu öylesine bir yolculuk ki bir yandan Balkan Savaşı’na katılmak üzere Gülcemal vapuruna binen İsmail’i seyrediyorsunuz, diğer yandan da halı tüccarı Settarhan’ın Tebriz’de, Bakü’de ve Batum’da izini sürüyorsunuz. Bir yanda Büyük Hanımla