Tarihkitapperver

Memur maaşlarına bir göz attığım için, bu açıdan da ülke maliyesinin ihtiyaçlarının ve kapasitesinin ötesini ağır bir yük altında olduğunu belirtmek gerekir. Türkiye'nin en az 30 bakanı ve 120 mürşir ya da mareşali vardır. Bir bakanın gideri yılda ortalama 250.000 Frank, her bir müşirin gideri ise 200.000 Frank Yani toplam 31 milyon franktır. başka bir deyişle bakanlar ve yüksek askeri rütbeler devlete toplam yıllık gelirin altıda birini Aşan Bir miktara mal olmaktadır. Ancak bu durum sadece bu yılın Ağustos ayında 6 yeni müşirin atanmasını engellememiştir. öte yandan Yüksek Askeri rütbelerin Muazzam Maaşları, daha düşük rütbeli subayların cüzi ücretleri ile Keskin bir tezat oluşturmaktadır.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Reklam
Türkiye'nin Kırım harbinden sonraki ekonomisi
Aynı şey Türkiye'nin ulusal borcu içinde söylenebilir 20 yıl önce Belki de dünyada tamamen borçsuz olmakla ve tedavülde sadece madeni para bulundurmakla övünebilen tek ülkeydi. Şimdi ise kamu borcu 600 milyon frank'a ulaşmış durumda ki bu diğer Avrupa ülkelerinin kamu borçlarının mutlak rakamlarıyla değil gelirlerin borçlara oranı ile karşılaştırırsak devasa bir miktar. Türk maliyesi içler acısı durumu birçok nedene dayanmaktadır. Öncelikle Sultan Mahmut tarafından 27 milyon Frank olarak belirlenen ve yıllık kamu gelirlerinin 9'da birini Aşan sivil bilanço miktarının herhangi bir Avrupa hükümdarınkine kıyasla Sultanın yıkıcı ve zaman zaman anlaşılmaz savurganlığını not edelim. Bu arada Sultanı kişisel borcu yani imparatorluk içinde bankerlerin gayrı resmi aracı ile çeşitli kişilerden özel olarak borç aldığı miktar hızla korkunç boyutlara ulaşmaktadır. şu anda kamu borcunu miktarından daha az olmadığı görülmektedir. Avrupa'da İmparator majestelerinin çoğu zaman en anlamsız nedenlerle kendisine izin verdiğinden daha Pervasız bir savurganlık hayal etmek Neredeyse imkansızdır. Şöyle ki bu yılın nisan ayı sonunda Sultan, Galata tüccarlarının yardımıyla yalnızca iki kızının evliliği şerefine yapılacak kutlamalar için %9 oranında 10 milyon Frank tutarında bir kredi aldı. Her Kayık Ya da at gezintisi bir sarayın yıkılması ya da yeni bir sarayın inşa edilmesi emrini beraberinde getiriyordu. Böylece kısa süre önce Sultan'ın babası tarafından yaptırılan Çırağan Sarayı yıktılarak yerine yenisi inşa edildi. sadece Dolmabahçe Sarayı'nın inşası 70 milyon Franka mal olmuştur ki bu da devlet hazinesinin yıllık gelirinin üçte birini aşmaktadır.
Sayfa 65·Kitabı okudu
İstanbul ve Avrupa'nin tutumu müdahalesi
Son 20 yıldır Avrupa sürekli olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun yeniden canlanmasından endişe duymaktadır. Türk hükümetine hiçbir zaman fiilen uygulanmayan bazı önemli tedbirleri hayata geçirmesi için defalarca tavsiyede bulunduktan sonra Avrupa, Türkiye'nin Bundan böyle büyük Avrupa ailesinin bir üyesi olduğunu ciddiyette ilan etti. Bu koşullar altında Öncelikle Avrupalı güçlerin Türkiye'yi ailelerine kabul etmeye karar vermeden önce ülkede keşfettikleri ilerici değişim belirtileri neler olduğunu öğrenmek istemeleri doğaldır. Bu amaçla bu olgunun son 10 Hatta 20 yılda maliyet, Ticaret, sivil idare ve kamu güvenliği gibi Devletin temel faaliyet alanlarında kendini gösterip göstermediğini öğrenmek yeterli olacaktır.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Erzurumda Ticaret yollarının değişimi
Her halükarda Erzurum için transit ticareti Hayati bir mesele olduğu ve bunun kalbin Osmanlı İmparatorluğu için bir felaket olacağı açıktır. Rusya'nın Poti limanı ile Tiflis arasında bir demiryolu inşa edilmesi ve Rus buharlı gemileri için poti ile İstanbul arasında Trabzon'a uğramadan doğrudan iletişim hatlarının kurulması böyle bir felaketi yakın zamanda ortaya çıkaracaktır. İran ile yapılan tüm Ticaret derhal bu yola çevrilecektir. Tüccarlar yalnızca kervanların seyyar edebildiği dağlık arazilerde tehlikeli ve zorlu bir yolculuktan duydukları endişelerden kurtulmaktan memnun olacaklardı. Bu nedenle ponti'den tiflise ilk trenin hareket ettiğini bildiren bir buharlı lokomotifin düdüğü aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun iki ana şehri olan Erzurum ve Trabzon arasındaki ticarette bir düşüşün işareti olacaktı. Bu düdük tüm Avrupa'yı Yüzyıllardır Türkiye'nin zaten yari uyuşuk gövdesinden geçen Orta Asya'nın büyük Ticaret arterinin Rus topraklarına yönelmesi konusunda bilgilendirecekti. köklü reformlar yapmak için çaba gösteren yeni Rus hükümeti bu durumu hızlandırdığında Trabzon ve Erzurum'un ticareti yerel ürünleri müdahalesine indirgenecekti. ve şu anda özellikle Erzurum'da bir zaman oldukça aktif olan fabrika üretimi neredeyse sıfıra indi ve bir durum uzun bir süre Ermeni başkentinin tekelinde olan ürünler için bile geçerli oldu. Daha önce Örneğin Osmanlı İmparatorluğu'nun en iyi silahlarını Erzurumlu silah üreticileri üretiyordu. bu sanayi dalı esas olarak 7 erkek kardeşten oluşan ve bu nedenle 7 kardeş adı ile bilinen bir Ermeni ailenin elinde toplanmıştı. Bu kardeşlerin ikisi bugün hala hayatta ancak hükümetin onlara karşı tutumlarından dolayı cesaretleri kırıldı ve fırınlarını Söndürdüler. çekiç ve örsü bir kürek ve kazma ile değiştirdiler. şimdilerde
Sayfa 49·Kitabı okudu
Gümüşhane'deki sefalet ve iki dinliler.
..Tirebolu ile Gümüşhane arasındaki pariadres sıradağlarının hala Her zamanki gibi yüksek olduğunu gösterdi. Bu bölgeden geçerken daha önce Merkezi kütlenin orta kısmını aşarken karşılaştığımız zorlukların üstesinden gelmek zorunda kaldım. Bu kez deneyimlerimden yola çıkarak iki at daha aldım ve onları arpa ile ekmek yükledim. Bu gerekli bir önlemdi. Çünkü geçtiğimiz birkaç Sefil köyde sadece birkaç mısır ekmeği teklif ettiler ancak onlarda tek bir arpa tanesi bile yoktu. Köylerdeki barakaların çoğu insan meskeni olarak adlandırmayı pek hak etmiyor. birkaç tahta ile kaplanmış aralarındaki boşluklar ocaktan çıkan Duman'ın dışarı çıkmasına izin vermeyecek kadar küçük ve yağmurun içeri girmesine yetecek kadar büyük taş yığınlarıdır. -iki dinliler- (Seyyah bilim adamı iki dinlileri gizli saklı bir yaşantı içinde verse de devletin ve yöre halkı iki dinlilerden haberdardır.) Alçak dar ve karanlık konutlarda erkekler, Kadınlar, çocuklar ve bu taşlı dağların besleyebildiği Az sayıda evcil hayvan bir arada yaşar. Giresun ile Tirebolu arasındaki ilkel köylerdeki halk büyük merak uyandırır. sakinlerin çoğunun milliyeti karışıktır. açıkça İslamı Kabul etmekte ve halka açık yerlerde sadece Türkçe konuşmaktadırlar. ancak gizlice Doğu Rum kilisesinin ayinlerinin yerine Getiriyorlarevde Rumca konuşuyorlar ve ikişer isimleri var. Sabahları beyaz veya yeşil sarıkla ortaya çıkar Ahmet veya Selim olarak adlandırılan biri akşamları bir kulübede veya gizli bir mağarada Birkaç saat önce camide Molla olarak konuşan papazın rehberliğinde gizlice Hristiyan dinin ayinlerine gerçekleştirmek için dindaşlarına katılır.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam