Tarihkitapperver

Mükerrem Belkıs'ın Kadınlar Dünyasındaki yazısında Şu ifadeler ile kadının o dönemdeki durumunu ne kadar vahim olduğu belirtilmektedir: "evvela kadın dünyayı göremez. çünkü o dört duvar içinde oturmak, yemek pişirmek, evi silmek, erkek huzuzatını temin etmek için yaratılmıştır. harici çıkmak Onun için haramdır. sâniyen kadın dilsizdir. erkeğin zulümlerine, gayri mantiki hareketlerine karşı hiçbir şey söylemeye hakkı yoktur. erkek düşünebilir kadın düşünemez. düşünemediği için düşünebilene karşı müddeayâta Hakkı olamaz."
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Avrupa'da da o dönemde Durum bundan çok farklı olmamakla birlikte 1789 Fransız İhtilali'nin devamında kadınlar uyanışa geçti. Fransız filozof olimpe de gölge, Devrim sırasında kadınları, insan haklarını ve medeni hakları savunmuştur. ihtilal sonrası kabul edilen anayasaya karşın kadınlar için hak taleplerinden vazgeçmemiştir. 1793'te hakkında idam kararı verilmiş ve Concorde meydanında giyotinle öldürülmüştür. Bu aşamada bile "Madem ki kadına giyotine çıkma hakkı veriliyor Öyleyse Kürsüye çıkma hakkı da verilmedir" şeklinde ifadeleri sürdürmüştür
Sayfa 22·Kitabı okudu
1000Kitap
Ilginç bir bilgi
3. Selim döneminde Dükkanların ( kadın mağazaları ya da kadınların çalıştığı dükkanlar) önüne erkekler yığıldığı için çamaşırcı kadınlara dükkan verilmemeye başlanmıştır.
1000Kitap
Selma Rıza ve Ahmet Rıza'nın yaşamları Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki siyasi ve sosyal dönüşümlerin mikro kozmosu niteliğindedir. her iki kardeşinde evlenmemiş olması dönemin entelektüel çevrelerindeki yaşam tarzı tercihlerine dair ipuçları sunmaktadır. Ahmet Rıza'nın Lozan görüşmelerindeki aktif rolünün ardından siyasi hayattan çekilmesi ve son yıllarını vaniköydeki çiftliğinde anılarını yazarak geçirmesi Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecindeki siyasi dalgalanmaların bireyler üzerindeki etkisini göstermektedir. bu geri çekilişte yakın arkadaşları Cavit Bey ve doktor Nazım'ın İzmir suikasti olayların neticesinde idam edilmelerinin psikolojik etkisi de göz ardı edilmemelidir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
1000Kitap
Şehzadelerin göstermelik askerliği.
Abdülkadir ve kardeşleri asker olmasını askerdi, ancak askerlikle irtibatları tamamen şekli ve sembolik olup terfileriyle ilgili muameleler komutanları tarafından Değil Padişah babalarınca yapılırdı. Nitekim Abdülkadir ile Ahmet'in üsteğmenlik rütbesinde yeterince dirsek çürüttüklerini düşünen 2. Abdülhamit Serasker Rıza Paşa'ya gönderdiği 21 Şubat 1898 tarihli bir iradeyle rütbelerinin yüzbaşılığa yükseltilerek işlemlerin Buna göre yürütülmesini ister. 2. Meşrutiyet'in ilanı ve ardından sonra..Hüseyin Hilmi Paşa hükümetinin yaptığı düzenlemeler kapsamında iki yerden maaş alanlara maaşlarından birini tercih ederek diğerinden vazgeçme zorunluluğu getirildiği için şehzadenin hem askeriyeden hem de maliye hazinesinden maaş alamayacağı anlaşılır. ASKERİ kayıtlarda geçen "Ertuğrul Alayı jurnalinde misafir Şehzade kolağası devletlü necabetli Abdülkadir" şeklindeki tanımlama, Şehzadelerin askeriyedeki gıyabi ve göstermelik pozisyon ve durumlarını güzel bir biçimde ortaya koyar.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı