Yıllarca insanların kahve yanı kitabı olarak paylaştığını gördüğüm ve benim kitaba karşı uzaklaşmamı sağlayan herkese çok kırgınım. Neden daha önce Raif Efendi 'nin hayatına dahil olamadım diye kendime de çok kızdım. Raif Efendi kitabın başında neden bu kadar kendisini ezdiriyor niye bu kadar hayata karşı duygusuz yaşıyor diye sorup durdum. Aslında o kadar hüzünlü bir aşk hikayesi var ki onun yerinde başka biri olsa belki de yaşamayı bile bir kenara bırakabilirdi. Raif Efendi dönem erkeklerine göre farklı olduğundan dolayı hep eleştirilip ötekileştirilerek daha da içine kapanıp kendi dünyasını tek başına yaşamaya başlayan bir karakterken, babası ona Almanya'ya gitmesi için bir kapı açıyor ve onun için bambaşka bir hayat başlıyor. Aslında her şey hayatının aşkını bir tabloda görerek başlıyor. Tabloyu her gün görmek için sergiye gelip tüm dış çevreye kendini kapatarak inceliyor ve tekrar tekrar aşık oluyor. Tablonun karşısındayken o kadar dış dünya umrumda değil ki tabloda var olan kadının yanına gelip kendisiyle konuşmaya çalıştığını bile fark edemiyor.
Sonrasında kader onları kısa bir süreliğine yan yana getiriyor ve Raif Efendi tüm hayatı boyunca o birkaç ay mutlu ve huzurluyaşıyor. daha fazla detay vererek kitabı okumak isteyenleri sıkmayayım. kitabının kapağını kapatalı bir gün oldu ama etkisi uzun süre üzerimde olacak gibi gözüküyor. Kimse tarafından anlaşılmayan, anlaşılmak istenmeyen Raif Efendi' ye karşı içimde bir acı hissediyorum ve hep ya daha farklı olsaydı nasıl olurdu diye sormadan da edemiyorum.