“Ben mucizelere inanmam biliyor musunuz Hüma Hanım? Ben Allah’a inanırım. Allah bir yanıyla saf akıl demektir bana göre. Nasıl diyeyim aklını kullanan, bir bakıma Allah’la hareket eder… Allah’la hareket eden de, yanlış yöne gitmez. Yani yolunu şaşırmak istemiyorsan aklını rehber edineceksin. Aklın devrede olduğu yerde de mucizelere ihtiyaç kalmaz… Gibi…”
Yemyeşil güzel gözlerinin etrafında zarafetle halkalanmış derin kırışıklıklar, dünyanın gelip geçici değil de durup yaşanası bir yer olduğunda ısrar ediyor, bakışlarındaki bahtiyar eda ise yaşadığı her şeyin hakkını verdiğini müjdeliyordu.