Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şerifler’de Kıyamet nasıl anlatılır?
1. Kıyametin ne zaman kopacağının bilgisi sadece ve sadece Allah katındadır.
Sebe, 29-30; Necm, 57-58; Mülk, 25-26; Ahzab, 63; Zuhruf, 85; A’raf, 187; Lokman, 34; Nebe, 17; Nahl, 77
“Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.) Sen onu nereden bilip bildireceksin! Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.” (Naziât, 42-44)
“Peki, Kıyâmet ne zaman kopacak?”
“Kendisine soru yöneltilen, bu konuda sorandan daha bilgili değildir.”
“Siz bana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorsunuz? Onun bilgisi sadece Allah katındadır.” (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 218)
Kıyametin vakti ile değil, kıyamete hazırlıkla uğraşmamız gerekir…
2. Kıyamet kesinkes gelecektir ve o dehşetli günden asla kimseler kaçamayacaktır.
“Onun (yani kıyametin) oluşunu yalanlayacak kimse yoktur.” (Vakıa, 1-2)
“Herhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır.” (Mürselat 7)
“İnsan kıyamet günü ne zamanmış? diye sorar. İşte göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya getirildiği zaman! O gün insan ‘kaçacak yer neresi?’ diyecektir. Hayır, hayır! (Kaçıp) sığınacak yer yoktur. O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.” (Kıyamet 75/6-12)
“Kıyamet saatinin gelmesini acele ile isteyenler, ona inanmayanlardır. Mü’minler ise O’nun gerçekten vaki olacağını bilir ve ondan sakınırlar. Kıyamet hakkında münakaşa edenler, haktan ve gerçekten çok uzak, derin bir sapıklık içindedirler.” (Şûrâ, 42/18)
3. Kıyamet gafil ve inkârcılara ansızın ulaşacak ve onları hazırlıksız yakalayacak bir hakikattir.
“Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!” diyecekler.