İçimde öyle fırtınalar kopuyor bazen...
Öyle şeyler söyleyesim geliyor ki söylesem kulaklarım bile benden çıktığına inanamayacak....
Aramızdaki kilometreler ve en sevdiğimin sesini öyle duymak..
Hastalanmasına sebep olduklarını bilmek,
içimde volkanik bir dağ oluşturuyor...
Ona bunların bir imtihan olduğunu söylüyorum ama telefonu kapatınca o volkan patlamak için hazır bekliyor..
Sonra aklıma geliyor Efendimiz’in (sas) taifteki sabrı,
Evlatlarını toprağa verişi,
En zor anında bile beddua etmeyişi,
Sahabe efendilerimizin hatalarına karşı duruşu, hoşgörüsü....
Hepsini geçtim Rabbiimmm ya senin bize karşı bu sabrın....
Kitapların yazmadığı ama evrende yazılı öğrenecek çok şey var...
Allahım! Nasıl şükretsem az biliyorum ama beni müslüman yarattığın ve bu yolda ilerlemem için karşıma çıkardığın o güzel dostlar, layık olmadığım halde o kutlu hazinenden payıma düşenler için binler, milyarlarca elhamdülillah....
İçimdeki volkanı ateş şeklinde değil,
Onlara hidayetleri için dua et,sen ellerini semaya aç volkanın serinliğe dönüşsün dedirten Rabbim;
Şükrünü eda edemediğim nimetlerin şükrünü eda etmeyi bana öğret...
Musibetler karşısında ilk anda sabredenlerden eyle...
Sabrı tavsiye edenlerden eyle...
Nolur beni Ahlâk-ı Kuran' eyle...