... hayat, açık, derin bir deniz, rüzgar alçaktan eserse gidebileceği kadar yer, yok, yüksek eserse çıkabileceği kadar gökyüzü, dünya üzerine çökerse de derinine inebileceği kadar okyanustu...
İçimde hiç büyümeyen küçük kız çocuğuna. Bugün senin doğum günün. Biliyorum büyüdü artık.
Şimdi ne bisikleti var. Ne de gökyüzüne ulaşan uçurtması. O çocuk zannederdi ki, yıldızlar misketleri gibidir. Güneşse topundan biraz daha büyük. Çatıya çıksam derdi, tutabilirim beyaz bulutları. Daha dün şaşırmıştı, dünyanın ne kadar büyük olduğuna. Gizlice gittiği karşı tepeden bakmıştı da ufka doğru. Büyüklerin olağanüstü dedikleri, elma şekeriydi herhalde. Berbat olansa, sevmediği yemek. Keşke hep çocuk kalabilseydi. Büyümesini söylemeseydi biri ona. Öğrenmeseydi yıldızları güneşi. Öğrenmeseydi bulutlara ulaşamayacağını. Bilmeseydi dünyanın acımasız olduğunu. Ve her şeyin ufukta bitmediğini. Anlamasaydı elmanın üstündeki şekerin büyüklerin aldatmacası olduğunu. Berbat olanınsa büyümek olduğunu.
Büyüme içimdeki çocuk hiç büyüme. Hep böyle sevimli ve güzel kal. Büyüme ki bozulmasın güzelliğin. Şimdi derdin yok tasan yok. Çok acı çekersin büyürsen eğer. Büyüme hiç içimdeki çocuk. Hiç olmasın bebek yüzünde hüzün. Dolmasın parlayan gözlerin yaşlarla. Gül yerine diken tutmasın ellerin. Başka dudaklar öpmesin alnını. Büyüme içimdeki çocuk.
Büyüme hiç 🕊🕊🕊