17 Yaşından bu yana STK’larda yer aldım. Son 25 yıldır kadın ve çocuklar için gönüllü olarak çalışıyorum.Emekliyim. Üç ayrı kitap kulübünde Ayda birer kez okuduğum kitapları tartışıyorum. Evliyim, anneyim.Hayvanseverim.
Her şey öyle çabuk oluyordu ki, çoğu çok gençken evlenip otuzlu yaşlarında 'boyu kadar' çocuğa karışan bu aileler ve biz çocukları adeta bir moda oluşturuyorduk. Bugün de 'ailenin kutsallığına' ya da 'kadın-erkek' ilişkisine katı bakan bir insan deği lim ama, ailesiz büyüyen çocukların mutlaka eksik bir duygusal yanları olduğunu çok iyi biliyorum. Bu en 'mükemmel' romanda bile, ciddi bir gramer hatası gibi, iz bırakıyor belleklerde . . .
Aslında pek bir farkı yoktu. Ha anneniz gitmiş, ha babanız . . . On dört-on beş yaşlarında bile olsanız aldatılmış, yaralanmış, aptal yerine konmuş gibi hissediyorsunuz kendinizi. Yani haksızlığa uğruyorsunuz. Anneniz mutlu, son yıllarda hiç görmediğiniz denli neşeli ve canlı görünüyor. Babanıza bakıyorsunuz; biraz şaşkın, biraz uyuş muş, ama kendi deyimiyle 'artık bir karar verebilmekten ötürü kafası dinç' bir adam oluvermiş. Mutsuz ve huzursuz olan bir tek sizsiniz!
Çeşitli din ve kültürlerde ölüme atfedilen anlamları inceleyen bir kitap. Genel olarak bazılarını gayet iyi bildiğimiz bazılarını hiç bilmediğimiz dinler ve kültürlerin ölüme bakışını anlamak daha da önemlisi örneğin ilk tek tanrılı dinden 3500 yıl önce var olan bir başka dindeki ölüm ritüellerinin bu günkü tek tanrılı dinlere sahip toplumlarda nasıl etkileri olduğunu görmek ilgimi çekti.
Ölümün İzindeŞafak Nakajima · Doğan Kitap · 202516 okunma
“Bu soruyu ancak sen cevaplayabilirsin ve şimdi,bütün bunlar geçip gittiğine göre, aslında cevapladın: Hayatınla. İnsan önemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar.
Sayfa 117 - YKY yayınları, 5. Baskı Şubat 2025·Kitabı okudu