Meraklı, pozitif, yaşamayı seven, kendi hayat amaçlarım doğrultusunda, kendi ilkelerime göre hayatı yaşamayı düstur edinen biriyim. Tabii ben böyle derim de ayna neyi gösteriyor? Bu soruyu birazda hayat cevaplayacak.
Bizim gibi ülkelerde " toplumsal" olanın içinde ütopyanın, kurgunun payı çok önemlidir. Bu nedenle modernleşme ülkelerinde olgu-değer ayrımı yapabilmek Batı' dan daha zordur.
Türkiye benzeri modernleşme ülkelerinde bilindiği gibi toplumsal olan değil siyasal olan daha güçlü olmuştur Türkiye bir ulus devlet olmaktan çok bir devlet ulus'tur Örneğin
Edebiyat ki bir bakıma sos dökültüleri kişiliğimizin söz ve yazı haline kendini dışa vurması demektir Şah kendisi toplumun belirleyen kah toplumla biçimlenen fakat hangi surette olursa olsun sosyal varlığımızı olduğu gibi aktiflerini ifade ve sembollerin toplamı olarak önümüzde seriliyor
Oysa bu ülkenin batıyla modernlikle Romanla sosyoloji ile temassız zamansal mekansal ve insani olarak çakışmıştır namık Kemal Ziya Gökalp Yahya Kemal Ahmet Hamdi Tanpınar isimleri bile yeterlidir bunu görmek için. Siyasetçi edebiyatçı düşünür ve sosyolog kimliği Türkiye modernleşmesinin aydınlarında birleşmişti ortodoks ya da heterodoks fark etmeden Üstelik bugünün sosyologları olarak bizlere arkamızda Böylesi bir gelenek olduğunun farkında olmalıyız Bugün artık böyle entelektüeller pek çıkmıyor Neden acaba?