Meraklı, pozitif, yaşamayı seven, kendi hayat amaçlarım doğrultusunda, kendi ilkelerime göre hayatı yaşamayı düstur edinen biriyim. Tabii ben böyle derim de ayna neyi gösteriyor? Bu soruyu birazda hayat cevaplayacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendimiz olmaktan, yerli olmaktan ödümüz kopuyor. Caz dinlediğimiz zaman kendimizi yücelmiş hissediyoruz, blues dinlediğimiz zaman da öyle, ama türküler bizi utandırıyor. Bob Dylan ile Aşık Veysel'in aynı sözleri söylediğini anlayamıyoruz. Sorun öykünme olunca iki büyük sistem arasında gidip geliyoruz. Doğu ile Batı, gelenek ile çağdaşlık...
Telefon çalıyor, kalkıp açıyorum. Bir adam adını söylüyor ama ben bunu anlayamıyorum. Öfkeli bir ses tonuyla, " Benim hayat hikayemi neden çaldın!" diye haykırıyor. " Niçin benim hayatımı yazıp, kendi hayatımmış gibi sundun insanlara?" "Sevdalım Hayat kitabını mı söylüyorsunuz? " diyorum. "O benim hayat hikayem." "Hayır!" diye bağırıyor, "Yalancı, sahtekar; o benim hayatım, onları ben yaşadım!"
Geceyi orada, gözlerden uzak, betonun üzerine kıvrılarak geçiriyorum; mutsuzum, açım, üşüyorum, korkuyorum. Daha da önemlisi nerede olduğumu bilmemenin verdiği dehşet duygusu. Bilincim yardım etmiyor, bana nerede olduğumu, kim olduğumu anlatmıyor artık. Ruhum ikiye bölünmüş gibi.