Meraklı, pozitif, yaşamayı seven, kendi hayat amaçlarım doğrultusunda, kendi ilkelerime göre hayatı yaşamayı düstur edinen biriyim. Tabii ben böyle derim de ayna neyi gösteriyor? Bu soruyu birazda hayat cevaplayacak.
Ölü Ozanlar Derneği filminde öğretmen sınıfta yaptığı ilk iş, edebiyat ders kitabının önsözünü yırttırması: Böyle bir önsözü yırttıran, öğrencinin içindeki yaratıcılık yetisini kışkırtıp, her birini yaşamın ve değişimin olağanüstü sevinciyle sarhoş birer insan haline dönüştüren bu sıra dışı aydın, örgütlü orta zekalılar tarafından eziliyor.
Yaşadığımız dönemde hayattan kopuk bir uğraş gibi algılayanlar ve öyle üretmeye çalışanlar olsa da, sanat her zaman hayata dair bir üretimdi. Kelimelerle, renklerle, seslerle ve çeşitli yollarla içeriğe biçim vermek anlam yaratmaktı; hayatı yeniden yaratmaktı.
Kitaba başladığımda Naci ve T' Nacı diye iki kardeşin hikayesi ile başlıyor kitap. Seçeneklerimiz hakkındaki gerçekliklerimiz aslında kendimizin kim olup kim olmadığına dair kendimize bir ayna tutuyor. Seçeneklerimizi oluştururken kendi Özgür irademizle karar verip vermediğimizi o özgür iradenin oluşum aşamalarını, içinde yaşadığımız toplumun kültürel verisini, bilgi birikimine, gelenekler, göreneklerin seçimlerimizi etkilediğini söylüyor. Seçeneklerimizin bir programlarımız sayesinde oluştuğunu, bu programlarımızı; aslında beynimizde daha doğuştan itibaren çocukluğumuzda, içindeb yetiştiğimiz kültürle beraber sık tekrarladığımız kelimeler, yaşadığımız deneyimler ve kendi başımıza kaldığımızda kendimize dönük konuşmalardaki içe dönük sık kullandığımız cümlelerin aslında bir tür seçimlerimizi oluşturmadaki rolünden bahdediyor. Bu tür etkilerin seçimlerimizi oluşturmada ne kadar etkili olduğunu ön plana çıkarıyor. Tutumların seçimleri, Eylemlerin seçimleri, Başarı modelimiz ve insanın model olarak model bir insanı ve Model iki insanı olmak üzere, arzulanan yani olmak istediğimiz insan tipine yönelik stratejik adımlardan bahsediyor. Yine diğer kişisel gelişim kitaplarında da olduğu gibi yakınmak yerine, pozitif olumlu cümlelerden bahsediyor. Seçimler yapmak ve sonucunda iyi sonuçlar veren seçimler yapmaya devam etmek ve sonucunda iyi sonuçlar veren yöntemler belirlememiz, bu yöntemlerin neler olduğu üzerinde duruyor. Seçimlerimizi denetleyebilmek için duygusal ve sezgisel tercihlerimizden bahsediyor. Başarılı seçimlerin bizi iyi yerlere götüreceğinden bahsediyor, bir anlamda içe dönük kendimizle kendimize yaptığımız sessiz konuşmaların sürekli beynimizin daha sonraki hamlelerde yeni seçimlerde bizi programlayan dil olduğunu ve beynimizi bu şekilde beslediğimizi