Özgürlük. İnsanın kendi hayaletinden kurtulabilmesi. Özgürlük. İçinde gömülü duran ölümü kendi çıplak ellerinle çekip çıkarmak. Özgürlük. Sararmış fotoğraflar albümünü ateşe atmak.
Neredeysen oraya. Senin yanına ama yine de bunun adı yalnızlık olmaktan kurtulamıyor. O hep seninle ve seninle olmanın adı bütün dillerde yalnızlık. Nasıl bir tezat bu? Nasıl bir yazgı?
Onu sevmende hep bir hüzün var. Çünkü senden uzakta ve aranızdaki mesafe yüzünden yüreğinde büyüyen kırıklıklardan gözyaşları, hasret, çaresizlik ve kederli şarkılar sızıyor.
Insan ömrü boyunca eksik parçalarının peşine düşüyor
farkına varmadan; hayatın karşısında zayıf, endişeli, dalgın, biçare hale düşüren yoksunluklarını tamamlamanın yolunu arıyor. Bu yüzden mi sürekli ona gidiyorsun? Ruhunu tamamlamak için mi? Kalbini onarmak için mi? Kendini aramak için mi? İç sesinden kaçmak için mi? Bir başkasına gider gibi değil, kalbine döner gibi gidiyorsun onun yanına.