Hatice Filiz

Hatice Filiz
@Kitapsever_hanim
Her birimiz alabildiğine sıradan eşsizleriz...
Teacher
Theology
13 Ocak
1765 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·48 syf.··
2026 17. kitabı
Yazar komünist bir perspektifle kapitalizmi oldukça sert bir şekilde eleştiriyor. Ona göre sistem, insanların “tembellik hakkını” ellerinden alarak burjuvayı besliyor. Hatta burjuvazinin, inanmadığı halde dini söylemleri yaymayı planladığını; çünkü dinin dünyayı bir “çile yeri” olarak tanımlayarak insanları çalışmaya daha kolay yönlendirdiğini savunuyor. Kitapta dikkat çeken bir diğer nokta, Antik Çağ filozoflarına yapılan gönderme. Bu filozoflar çalışmayı hor görmüş, özgür insan için değersiz bir uğraş olarak nitelendirmiştir. Onlara göre çalışmak, kölelere özgü bir durumdur. Yazar ayrıca Tanrı’nın 6 gün çalışıp sonra dinlenmeye çekildiği düşüncesini de ele alır ve bunu deist bir bakış açısıyla yorumlar: Tanrı dünyayı yaratmış ve sonrasında geri çekilmiştir. Kendi açımdan bakarsam; çalışmaya karşı değilim. Hatta tamamen boş duran insanın hem kendisi hem de çevresi için tehlikeli olabileceğini düşünüyorum. Ancak şuna karşıyım: Eğer birileri rahat etsin diye çalışıyor ve bunun karşılığını alamıyorsam, bu çalışmak değil, köleliktir. Sonuç olarak kitap, “tembellik” gibi genelde olumsuz bir kavramı savunarak okuyucuyu rahatsız eden ama aynı zamanda düşündüren bir metin sunuyor.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Kızıl Panda Yayınları · 013,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·175 syf.··
2023 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2023 12:25
Yazarın otobiyografi niteliğindeki bu kitabı aslında 3 seri seklindeki kitapların sonuncusudur. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olduğu halde neden Maksim Gorki adıyla yazmıştır hiç merak ettiniz mi? Çünkü çocukluğunda beri acılar çeken yazar acı anlamına gelen Gorki mahlasını kullanmıştı. Rus bir yazar olduğunu bilmediğim halde yazarın kaleminden hissettim çünkü bir Dostoyevski havası vardı sanki ve ben bu havayı çok seviyorum. Otobiyografik kitaplara ve filmlere ilgim oldukça yüksek çünkü insanların hayat tecrübelerinden dolaylı olarak istifade etmiş olmak bize tek hayatımızda binlerce tecrübe kazandırır tabi almayı bilirsek. Kitapla ilgili ayrıntı vermek istemediğimden çok kısa değinip incelememi bitirecem okumak isteyenlere ışık olursa âlâ. Maksim Gorki, evinden üniversitesi okumak için kazan bölgesine gider ancak karnını bile doyuramadığı için önce çalışmaya başlar önce bakkalda sonra fırında çalışır o ara devrimci bir grubun içine girmeye çalışır ilgisini çeker kitaplarını vs okur. Bu kitabı okurken orta sınıf insanının yoksulluğunu, onlara yapılan haksızlığı açıkça görüyoruz. Aklıma Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi geliyor; fiziksel ihtiyaçlar karşılaşmadan bilme anlama ihtiyacı malesef doğmuyor, yazarımız buna rağmen çok mücadele etmiş hayranlıkla okudum umarım sizler de istifade edersiniz.
İnsan ve Hayat
Benim ÜniversitelerimMaksim Gorki · Kapra Yayıncılık · 202210,8bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2023 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2023 11:30
Sadece ismi ilgimi çektiği için okuduğum ve çok beğendiğim bir kitap oldu. Kısacık sadece 88 sayfa olmasına rağmen içinden çok değerli alınacak dersler olduğunu gördüm. Herkese tavsiye ederim. 1800'lü yıllarda Amerika'nın yürüttüğü bir savaş için kelle vergisini ödemeyi reddettiği için hapsedilen, savaşa, köleliğe karşı olan Henry Thoreau bize erdemli devletin nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Felsefeye ve siyasete ilgisi olanların daha çok seveceği bir kitap ama çoğu insana hitap edeceğini düşünüyorum. "Dolara karşı değilim yeter ki bir savaş için kullanılmasın" bu sözünden çok etkilendim. Görüyorum ki Amerika hiç değişmemiş kendi amaçları için insanları maddi manevi sömürmekten vazgeçmiyor ve insanları devlete hizmet eden makinalar olarak görüyor. Bazı yaşanan durumların evrensel olduğu birebir aynısı olmasa da bizim ülkemiz ve birçok ülkede de benzeri şeyler yaşandığını ne yazık ki görüyoruz. Kendi vatandaşını yüceltmeyen bir hükümete baş kaldırmak elzemdir. Vesselam.
Felsefe-Düşünce
Sivil İtaatsizlikHenry David Thoreau · Say Yayınları · 20182,891 okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2023 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 19:03
Merhaba sevgili okurlar, kitapla ilgili birkaç not düşmek istiyorum öncelikle kitabı beğendiğimi söyleyebilirim herkese tavsiye ederim. Kitapta yoğun olarak geçen Toltek bilgisinden bahsedelim: Toltek bilgisi, ezoterik bir bilgidir. (Ezoterik; bazı kişilerin içsellestirdiği ve bunu nesilden nesile aktardığı bir bilgidir. Kimine göre gerçekliğin öteden beri olagelen ancak yadsınan bilgisidir. Ezoterik içsellestirilmiş bir bilgi iken egzoterik dışa vurulmuş herkesçe bilinen bir bilgidir.) Toltek bir din değildir, bir yaşam sanatıdır. “Toltek bilgeliği, hayatı yaradılıştan bu yana uyanıkken görülen bir rüya olarak tanımlar. Toplumsal insanlık rüyası ise atalarımızın milyarlarca küçük kişisel rüyasının bütününden oluşur. Biz doğmadan yüzyıllar önce şekillenen bu rüya; tüm toplumsal kuralları, yasaları, kültürel ve dini inançları barındırıyor. Kitap girişte ışıktan, yıldızlardan vs bahsediyor maniheizim ya da sabiilikten etkilenmiş olabilirler. Ayrıca " Her şey Tanrıdır." diyerek panteizmi savunduğu düşünülebilir. Toltek inancında bir parçacık maya inancı olduğu da düşünülebilir çünkü dünyayı illüzyon dünyası olarak algılıyor. Bu öğreti toplumda bize dayatılan yasalara kurallara karşı çıkıyor. Şimdi bu dört anlaşma nedir onlara göz atalım: 1. Anlaşma: Sözlerinizi özenle seçin Kullandığınız sözcüklerde kusursuz olun, ağzınızdan çıkan en küçük bir kelimeye dahi dikkat edin. Çünkü söz büyüdür beynimiz ağzımızdan çıkan sözlere inanır ve bir anlaşma yapar sonra buna uygun hareket eder. 2. Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel algılamayın; bize söylenen sözleri, yapılan edimleri kişisel almayın. Çünkü bir hiç uğruna acı çekersiniz, insanların bizi övmesi ya da yermesi genellikle bizimle ilgili değil çoğunlukla kendileriyle ilgili yargılardır. O an mutluysa ne kadar harika
Felsefe-Düşünce
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,2bin okunma
Puan vermedi·79 syf.··
2021 37. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2021 17:08
Arthur Schopenhauer, aşkı tamamen içgüdü olarak anlatmış ve iki cinsin birbirine yaklaşmasını birbirini arzulamasını neslin devamı için gerekli olduğunu bunun kaçınılmaz olduğunu ve son olarak kadının kendinde olmayanı karşı cinste aradığını erkeğin de aynı şekilde kendinde olmayan özellikleri kadında aradığını söylüyor. Yani kitaba göre o duygular karmaşık istekler her şey neslin devamı içinmiş.
Aşk
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Felsefe Kulübü Yayınları · 016,8bin okunma
Reklam