Seni rahat mı bırakayım! Bu çok güzel ama kendimi nasıl rahat bırakabilirim peki? Rahat bırakılmamıza gerek yok. Aslında arada sırada rahatsız edilmemiz gerek. En son ne zaman gerçekten rahatsız oldun? Önemli bir konuda, gerçek bir konuda?
İnsan, bilinmeyen bir el tarafından boşluğa atılmış şu kum tanesi, uçurumun kenarında bulabildiği her dala zayıf bacaklarıyla tutunmaya çalışan zavallı böcek; erdemden, aşktan, tutkudan medet uman ve kendini sağlama almak için bütün bunlardan birtakım değerler yaratan, Tanrı'ya sımsıkı sarılan, sonunda mutlaka gücünü yitiren, ellerini bırakan ve düşen...
Bana hayata tutun, kalabalıkların arasına karış diyorlar! İyi de, kırılmış bir dal, meyvelerini taşıyabilir mi artık? Yelin koparıp tozlar arasında sürüklediği yaprak nasıl yeniden yeşersin? Peki ama böylesine gençken bunca acı niye? Ne bileyim! Belki kaderimde vardı böyle yaşamak, yük taşımaya başlamadan gözü yılmış, henüz koşmamışken nefes nefese kalmış biri olarak...