Gerçek alçak gönüllülükle, zayıflıkla ya da işi oluruna bırakışla her şeyi sineye çekeni her şeye boyun eğdirmek, belki de insan yaratılışından ileri gelir. Hepimiz gücümüzü bir insanın ya da bir nesnenin zararına göstermeyi sevmez miyiz?
Gerçekten, kimse hiçbir zaman isteklerini, kavramlarını, acılarını tam ölçüsüyle belirtemez; insanın dili çatlak bir kazan gibidir, biz yıldızları duygulandırmak isterken ayıları oynatacak ezgiler döveriz.
Çapkın, bayağı kitaplar ona hep bu gibi sözler mırıldandığı için bunların içten gelebileceğine pek inanmıyordu. Bu sözlerin basbayağı duyguları gizleyen abartılmış laflarının değerinin düşürülmesi gerektiğini düşünürdü; sanki ruhun coşkuları kimi vakit en boş sözlerle taşmazmış gibi.