2025 yılında okuduğum kitaplar arasında “İnsanın Anlam Arayışı” beni en çok etkileyen iki kitaptan biriydi. Bu nedenle yeniden okumak istedim ve 2026 yılında okuduğum ilk kitap oldu. İlk okuma ile ikinci okuma arasında yaklaşık 3-4 aylık kısa bir süre olmasına rağmen, bu iki okuma sürecinde kitaba dair duygularımın doğal olarak değiştiğini söyleyebilirim.
İlk okuduğumda beni daha derinden etkilediğini hissetsem de, ikinci okumada özellikle logoterapi yaklaşımı üzerine yeniden düşünme fırsatı buldum. Frankl’ın anlam kavramını, insanın en zor koşullarda bile hayata tutunma gücüyle ilişkilendirmesi hâlâ dikkat çekici ve güçlü.
Toplama kamplarında yaşananlara dair aktarımlar ise her okumada olduğu gibi sarsıcı ve son derece üzücüydü. Buna rağmen kitap, insanın yaşadığı sürece her koşulda bir anlam bulabileceğini, hatta bu anlamın insanı ayakta tutan temel güç olduğunu ısrarla ve sakin bir dille göstermeye çalışıyor.
Genel olarak, düşünmeye alan açan, insanın hayata ve yaşadıklarına farklı bir yerden bakmasını sağlayan, zamana yayılarak yeniden okunabileceğini düşündüğüm bir eser.