Geçmişe kalın bir perde çekmek ve ondan sonsuza dek kaçmak istemişti. Kader önüne geçmişle çok yakından bağlantılı birini fırlatmıştı. Galiba kader yeterince acı çektiğini düşünmüyordu..
Gerçekler kurgudan daha tuhaf değil miydi?
Evlilik? Bu sözcüğün kendisini korkutmasına izin vermemeliydi. Sadece bir sözcüktü. Gerçekler veya değer yargıları olarak kabul ettiğimiz şeyler, sıklıkla aslında sadece sözcüklerdir..
... davranışlarımıza yön veren tek faktör aklımız değil. Akıl bilgeliği sunarken, duygular aptallığı doğurur. Demek ki bilgelik aptallığın kökünü kazımalıdır.
İnsanın servetle ölçülmeyen bazı özellikleri vardır. Mesele gelip şuna dayanıyor. Güzel şeyleri elde edecek denli cesaretli ve kurnaz mısın, bunları hak ediyor musun yoksa hayat denen kumsalda, ayak altında çöp gibi çiğnenmiş boş hayallerle mi yaşıyorsun?