Bu geniş kapsamlı materyalist yorum, hayatına devam etmesine izin verecek bir felsefeydi. Ancak, başlı başına engelleyici bir etken olma tehlikesi yaratan bir güçlük vardı: ahlaki yargılar. Geçmişte ahlak anlayışı dinle perçinleniyordu. Peki, bugün ne destekleyebilirdi onu? Bu payanda Allah olmayacaksa, erdemlerin değerini ne ayakta tutabilirdi? Ya da, eski inanç sistemini hor gördüğü gibi, onları da hor görüp hiçbir dayanağı veya vicdanı olmadan kendini ha-yatın şiddetli akıntısına mı bırakmalıydı? Mantık dosdoğru, sonuç önceden belliydi ama tereddüt etti, kendini tutup her şeyi akışına bırakmakta temkinli davrandı..
Bir kadının mesleği yuva kurmaktan daha önemlidir. Benim için prensiplerime ihanet etmek veya toplumu senin gibi güzel ve faydalı bir bireyden mahrum bırakmaya razı olmak imkânsız bir şey," dedi. Bir taraftan adamın haklı olduğunu biliyordu, çünkü maddi ihtiyaçlar bir gün bir meslek seçmesi gerekliliğini dayatıyordu, ama onun kendi düşüncesine coşkuyla karşı çıkışı -bir şekilde- kızı rahatsız ediyordu....
“Bu kitabın özü, senin deyiminle hikâyesi düşünceler ve fikirler. Benim kitaplarda aradığım ise hayat ve duygular.''
''Ama hayat düşünce ve duygudur!''