Ben mühtedilerin kitaplarını okumuştum. Nasıl ihtida etmişler, sebeplerini anlatıyorlar. Üç tane sebep, ortak olarak hep hepsinde ortaya çıkmış. Bir tanesi, inanılmaz bir huzursuzluk yaşıyordum, diyor. Ne yapsam o huzursuzluk geçmiyordu. Hangi zevki tatsam hangi hazza yönelsem o huzursuzluktan kurtulamıyordum. İkincisi, hayatım çok aşırı serbestti. Hiç yapılandırılmış değildi. Neyi, nasıl yapacağım, ne zaman yapacağım, çok kafam karışıktı. Hayatta bunları tek tek denemek için uzun bir vakit yok. Üçüncüsü de ölümden sonrasını bir türlü çözemiyordum. Müslüman olmamın sebebi, ölümden sonrası ile alakalı net bir fikrimin olmasıydı. Hayatım çok güzel yapılandırılmış. Doğru nedir, yanlış nedir, onu çözmüş oldum. Çünkü İslam, hayatın her alanında bir çözüm sunuyor, demişlerdi.