Bilmem ki ne demeli. İnandıklarııza koru körüne bağlanmayı seçtiğiniz için bilimden, araştırmaktan uzaklaşıyor, düşüncelerinize, varsayımlarınıza ters düşen bilgileri yok saymaya bayılıyorsunuz.
Çünkü;
Koşulsuz inanmak, sizi objektif gerçeklere karşı körleştirerek önyargılı hale getiriyor.
Bahanelerin ardına sığınan insanların kendine güveni eksilmiyor.
İnsan başkasını suçlayabildiği sürece kendisiyle yüzleşmek zorunda kalmıyor.
“Keşke’nin dini, mezhebi, siyasi görüş olmaz.
Keşke, özlem ya da pişmanlık ifadesidir, acı çekenlerin, hatalarını görenlerin ortak kelimesidir.
Keşke, yanlış kararlarınızın çektirdiği sancıdır, kalbi kan atan isyandır.
Keşke, elden gidenlere, yitirdiklerinize yaktığınız ağıttır.
Dizlerimizi dövdüğümüz de geride kalan acıdır.”