Cehalet, bilimin düşmanıdır ... "
Bilim," bilinen şey, bilgi, öğrenimle elde edilmiş demektir. Bil kökünden gelir ki, kökeni 8. yüzyıl başına tarihli Orhun Yazıtlarına kadar gitmektedir. Yani bilim, bildirmek içindir. "Cehalet" ise bilmeme durumu ... Bilimin bildirdiklerinden habersizlik.
Ancak şurası bir gerçek ki, doğaya, canlıya saygı duymayan, hatalarından ders çıkarmayan toplumlar bedenini ödemiş ya da er geç ödeyeceklerdir.
Unutmayalım ki, pek çok trajedi, ardındaki yanlış stratejilerin ya da cehaletin sonucudur ...
Kendi tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkumdur. Bilmek için okumak lazım, anlamak için sorgulamak. Ama birbirimizi ötekileştirmeden, inançlarımıza saygı duyarak, birlikte ne kadar güçlü olduğumuzu, kurtuluş mücadelemizde dünyaya verdiğimiz dersi, tarihimizi unutmayarak. Çünkü kuyruk acısı olanlar yüzyıldır bu hezimeti unutmadı. Görüldüğü üzere unutmaya da niyetleri yok ... Biz de unutmayalım, gerçeklerden sapmayalım. Atalar boşuna dememiş, "Gücün azalırsa, düşmanı kapında bulursun ...
“Biter mi hazmedemeyenlerin sızısı. Bitmez..."
Bir kaç yüzyılda bir dâhi yetişir, bu sefer Türklere nasip oldu.” Türk düşmanı eski İngiliz başbakanı Lloyd George’un itirafı..”