Kendimi öldürmekle hayata tutunmak arasında gidip geldiğim o gece, benim gibi başka zavallılara ve umudunu yitirmemişlere ihtiyacım olduğunu fark ettiğimde, etrafımda benden başka zavallı insan evladı olmadığını da idrak ettim. Benim dışımda herkes mutluydu.
Bir çiçeği dibinde ona hava aldıracak deliği olmayan saksıya diktiğin zaman ister dünyanın en nadide çiçeği, ister en dirayetli çiçeği olsun, soluyor. Benim insana hava aldırabilecek bir aralığım yok. Hiçbir şey tutmuyor toprağımda.
İşten, güçten, koşturmaktan evlenemedim. Şimdi dedim evlilik sırası değil zaten, devletimizin çalışan insana mı ihtiyacı var, sevişen insana mı, dedim.
Kadınlar konuşurken onları anlamak kolaydır, öfkesi, gülüşü, bakışı, sesi, kelimeleri, onun anlatmak istediğinin de ötesini anlatır. Anlayamadığımız, susan kadındır.