Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Huzur
Ahmet hamdi Tanpınar'ın okuduğum ilk eseri . Genç yaşlarımda bir kitabını yarım bıraktığımı hatırlıyorum.
Eser dört bölümden oluşuyor. Her bölüm dört karakter ismi ile adlandırılıyor. Bu dört bölüm birbirinden tamamen ayrılmış kopuk değil. Dört karakter: İhsan, Nuran, Suat, Mümtaz. Birbirinden bağımsız karakterler değil hepsi birbiriyle bağlantılı.
Eser Nuran ve Mümtaz aşkı etrafında şekilleniyor gibi duruyor. Ama işin Aslı öyle değil. Aşk deyince sadece bir aşk romanı olarak düşünmemek gerekiyor. Eser dolu dolu bir eser. Dönemin toplumsal yapısını Tanpınar ustaca hissetmenizi sağlıyor. O dönemin zorluklarını anlayabiliyorsunuz. Bir kadının toplumsal rolleri arasında ayakta durma mücadelesini de Nuran ile anlaşılır kılıyor. Yer yer varoluşsal sorgulamalar da yapıyor. Sanki Atay kalemi okur gibiydim. Betimlemeleri, psikolojik analizleri, ayrıntıları vermedeki ustalığı mükemmeldi. Bir arkadaşım eserin bölümlerini normal sıralamaya göre değilde 2-3-1-4 şeklinde okursan daha iyi anlarsın demişti ben de o sıralamaya göre okudum. Akıcı, anlaşılır, sade bir dili olan kitap diyemeyeceğim yavaş yavaş okuyabileceğiniz yer yer birlikte sorgulayabileceğiniz ağır bir kitap Huzur.Keyifli okumalar.
'Yolun büyüğü küçüğü yoktur. Bizim yürüyüşümüz ve adımlarımız vardır. Fatih yirmi bir yaşında İstanbul'u fethetmiş. 'Descartes da yirmi dört yaşında felsefesini yapar. İstanbul bir kere fethedilir. Usul Üzerinde Konuşmada bir kere yazılır. Fakat dünyada milyonlarca yirmi bir yirmi dört yaşında insan vardır'