Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git...
Ölüler iyi bilir, yaşamak güzeldir...
Böyle bir söze denk gelmiştim Bi ara... Bu kitap tam olarak bu sözü, olay örgüsü ile anlatan Bi eser... Veronika gerçekten ölmek mi istiyordu yoksa yaşamayı mı bilmiyordu orası tartışılır... Başarısız bir intihar girişimi meğer ne kadar da yaşamak istediğini hatırlatıyor veronika ya... Ölmek istememiş aslında, sadece içinden geldiği gibi yaşamak istemiş... Bi çoğumuz gibi toplum normları arasına sıkışıp kalmış da kurtuluşu ölümde aramış kızımız... Ölümü uzakta değil tam olarak Bi kaç gün sonrasında görünce anlamış içindeki gerçek yaşama isteğinin ne kadar çok olduğunu...
Sizler hiç düşündünüz mü intihar etmeyi? Belki günah olmasa ya da çok can yakıcı olmayacağını bilsek durmayacak Bi çoğumuz, sığınacak ölümün soğuk kucağına... Çünkü Bi çoğumuzun kafasında aşamadığı sorunlar yığını var ve kolay olan da hepsinden kaçıp ölüme sığınmak... Ama anlıyoruz ki hepimizin içinde yaşama isteği çok daha fazla, yeter ki hayalimizdeki gibi Bi yaşamımız olsun, kendi yolumuzu kendimizin çizdiği güzel bir yaşam ...
Bu kitabı araştırırken Bi yorumda harika Bi incelemeye denk geldim. Diyordu ki insan iki defa doğar. Birincisi annesinden, ikincisi kendisinden ... Annesinden doğarken sancıyı anne çeker, bebek doğar. Fakat insan kendisinden yeniden doğarken en özel haline, işte o zaman sancıyıda kendisi çekmek zorundadır... Veronika sancı çekiyordu, ölüme sığındı ama ölmeyi başaramadı... Her düşüş daha güçlü Bi kalkışa kapı aralar ya... Veronika da yaşama isteği dolu şekilde kalkmayı başardı. Akıl hastanesi kısımları bana o kadar dikkat çekici geldi ki... Gerçekten orada asıl deliler mi yatıyor diye sorgulattı bana ... Ya da Sırf normal olmadıkları için mi yatıyor dersiniz bi çoğu ... Belkide asıl