aliyee

aliyee
@Kitapyummy
sosyolog/ lojistik
Selçuk üniversitesi
İstanbul
3 Temmuz
180 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·324 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Görmek | Jose Saramago Körlük kitabının devamı niteliğinde ve ondan bir anlamda bağımsız bir kitap. Ülkede yaşanılan beyaz körlükten belli bir süre sonra yapılan seçimde halkın büyük bir kısmının boş oy kullanmasıyla olay örgüsü başlamış bulunuyor. Atılan boş oyların sebebinin kötü yönetim olduğunu kabul etmeyen hükümet boş oy atmayı suç olarak kabul ediyor ve ülkede körlükten sonra ikinci vahşet yaşanıyor. Eser be kadar kuğu olsada hükümetin yönetimi ve baskıları yaşadığımız dünyayı bize anlatıyor. #alıntı “Yarım ağızla söylenen şeyler eksiksiz lafların söyleyemediklerini söylemek için vardır.” “Yaşıyor musun, diye soracaklar ve sen, elbette, evet, diye cevap vereceksin, fakat vücudun itiraz edecek, hayır diyecek, ölü olduğunu söyleyecek.” “İnsan soyunun ahlaki kusuru ne bugüne özgüdür ne de düne, tarihseldir..."
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·339 syf.··
2021 25. kitabı
“Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.” Öncelikle tekrar tekrar açıp okuyabileceğiniz ve her okumanızda size farklı düşünce ve duygular katacak bir eser. Bu nedenle herkesin kütüphanesinde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu Ülke, Cemil Meriç'in biyografisini içermekle birlikte, deneme şeklinde yazdığı türlü konularda hem edebi hem felsefi hatta siyasi düşüncelerini yansıtır. Kitabın ilk 73 sayfası, Cemil Meriç'in oğlu tarafından biyografi tarzda kaleme alınmıştır. Açıkçası bir yazarın kitabını okumadan önce onun ruh halini ve yazımını benimsemek adına kısa bir araştırma yaparım genelde. Bu yüzden biyografi okumayı da severim fakat kitapta bu kısmın çok uzatıldığını düşünüyorum. Bazı okuyucuları sıkabilir. Cemil Meriç Doğu-Batı denilince akla gelen ilk isimlerden, üstatlardan birisidir. Bu eserinde de ziyadesiyle batılılaşmaya ne kadar karşı olduğunu aşikar. Toplumun dilinin değiştirilmesine çok tepkili çünkü bir toplumu özünden ayırmanın ve parçalamanın ilk yolu onun dilini yok etmektir. Ülkedeki sağcı ve solcu tartışmalarına birçok kez değinmekte ve bu ayrımın hiçbir yerinde olmadığını, bu ayrımın da topluma bir nevi kara bulut gibi çöktüğünü anladım anlatımlarında. İslamiyet’in hüküm sürdüğü topraklarda batıdan gelen bütün düşüncelere ve yeniliklere karşı. Kitabı okurken yazarı anlayabilmek için sürekli son sayfalardaki kanaviçe kısmına yönelmek yordu açıkçası. Sayfanın alt kısmına konulmuş olsaydı daha kalıcı ve akıcı bir okuma hissi olabilirdi. Uzun lafın kısası arkadaşlar Cemil Meriç'i okuyun derim. Her hâlükârda her ne düşüncede olursanız olun size bir şeyler katacaktır. “vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını " yaşanmaz " laştıranlardır ..” ...”Sağcı ve solcu gibi sınıflandırılmaları
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,3bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
“Düşünün…Çünkü henüz yasaklanmadı” Üçüncü dünya savaşı sonrasında dünya Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya olarak üçe bölünmüştür. Despot lider Big Brother' in yönettiği Okyanusya ülkesinde her hareketleri izlenerek toplum baskı ile sindirilmiş. Her evde bulunması zorunlu olan tele ekran ile özel hayata dair hiçbir özgürlük kalmamış. Bu tele ekranlar sayesinde parti propaganda yapıyor, insanları gözetim altında tutarak onları istediği gibi yönlendiriyor. Kitapta en çok dikkat çekilen durumlardan birinin dilin sürekli sadeleştirilmeye çalışılması ve tarihi gerçeklerin üstü kapatılarak sürekli çarpıtılması olduğunu düşünüyorum.. Gerçeklik duygusu partinin “çiftdüşün” olarak adlandırdığı bir düşünce biçimi ile manipüle edilmektedir. Çiftdüşün, iki çelişik düşünceyi zihinde aynı anda bulundurabilmek, ikisini de kabullenmek anlamındadır. Sorgulamak, düşünmek, aşık olmak, yakın arkadaşlık kurmak...sistemin istemediği ve sisteme zarar verecek her türlü duygu ve düşünce yasak. Kurallara uymayan ya da sorgulayarak bir şeyleri anlamaya çalışan herkes “düşünce polisi” tarafından yakalanmakta.. Okyanusya sevginin olmadığı kendi anne, babasını Düşünce Polisine şikayet eden çocukların ülkesi haline gelmiştir. İnsanların robotlaştırıldığı bu ruhsuz ve totaliter rejime karşı olan Winston Smith' in aşkını ve isyanını anlatan olağanüstü bir eser. Özetlemek gerekirse; 1984 kitabı diktatörlüğü ve iktidarın kendi çıkarları için yapabileceklerini acı bir şekilde ortaya koymakta. Kitapta bahsedilen kontrol mekanizmaları günümüzde gerçekleşmiş durumda. Gelişen teknoloji yüzünden cep telefonları aracılığıyla kişiler izlenip dinlenebiliyor. Ayrıca Twitter, Facebook, Instagram, imzalanan kampanyalar, ve mobesalar vasıtasıyla gözetlendiğini bilen toplumun hipnoz edilmesine sebep oluyor. George
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
"Aslında hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu."
Savaşın asıl yaptığı, yok etmektir; ama ille de insanları yok etmesi gerekmez, insan emeğinin ürünlerini de yok eder. Savaş, halk kitlelerini fazlasıyla rahata erdirecek, dolayısıyla uzun sürede kafalarının fazlasıyla çalışmasını sağlayacak araç gereç ve donatımı paramparça etmenin, staratosfere yollamanın ya da denizin dibine göndermenin bir yoludur. Savaşta kullanılan silahlar yok edilmese bile, silah yapımı, tüketilebilecek herhangi bir şey üretmeksizin işgücünü kullanmanın uygun bir yoludur