Ah, çocukluğum! Duygularım vardı; hareketsiz yaşasam da, az konussam da soğuk dursam da geçmiş günleri düşündüğümde hisledeniyordum. Şimdiki zaman için heyecana kapılmamak, gelecek içinse benimki gibi bir gelecek için ölmek daha iyiydi. Vücudum kaskatı kesilip kalınca hemen tabiatımın canlılığına yapıştım.
"Bir saniye daha," diye fısıldadı yalnızlık ve yaz mehtabı, " bizimle kal; şimdi her şey sessiz; bir çeyrek saat daha yokluğun fark edilmeyecek; günün sıcaklığı ve koşuşturması seni yordu; bu değerli dakikalanın tadını çıkar."
Hiç dostu olmayan biri için dostane bir ışık taşıdığına emin olduğum yüzünü, hem sıkıntıda ve zayıf olanla hem de genç ve güzel olanla nezaketle konuşan ve kulağımdan gitmeyen sesini hatırlamak aradan uzun bir zaman geçtikten sonra bile kalbime güç verecekti.