" Beni gerçekten, derinden, bağlılıkla seven tek bir dostum olsa, düşmanlarla dolu bir evde gerçekten mutlu yaşayabilirdim. Birbirimizden pek uzakta bulunsak da bu arkadaş siz olsanız, birbirimizden pek seyrek haber alabilsek, daha da seyrek karşılaşabilsek, çevremi didinme dert, yorgunluk da sarsa, bu benim için aklımdan, hayalimden geçirmeme imkân olmayacak derecede büyük bir mutluluk sağlardı. "
Tasalar, meraklar bizi harap ettiği zamanlar, ya da ancak kendimize saklamamız gereken, hiçbir canlı yaratıktan anlayış beklememize, böyle bir şey elde etmemize imkân olmayan güçlü duyguların etkisi altında kaldığımız, gene de bu duyguları kesin olarak söküp atamadığımız zamanlar, çoğunlukla, şiirden avuntu bekleriz. Çoğu kere de bunu elde ederiz. Artık, başkalarının bizimkine uygun görünen üzüntüleriyle mi avunuruz, yoksa kendi düşüncelerimizi daha az müzikli, daha uygun kelimelerle anlatma çabasıyla mı avunuruz, orası belli olmaz. Ancak, o gün için bize bunlar ağırlaşmış, kabarmış yüreği yükünden kurtarmak konusunda daha yardımcı oluyormuş gibi gelir.
Yalnız, öyle düşüncelerimiz vardır ki, göklerdeki meleklerin hepsinin bunları öğrenmeleri sakıncasızdır da, bizim insan kardeşlerimiz öğrenemezler, içlerinde en iyileri, en temiz yüreklileri bile.