Deniz

...her şey bize şunu gösteriyor ki, basit bir hırsızlık yapılmışsa, hele sıradan gıda maddeleri, bir dilim ekmek, jambon ya da peynir çalınmışsa, o suçu işleyen kişi toplumun gözünde mutlak biçimde yüzkarası olarak damgalanıyor, kesinlikle kınanıyor, en ağır cezaları hak ediyor, kendiliğinden onurunu yitiriyor ve alnındaki kara leke ömrü billah silinemiyor, bunun da iki nedeni var, öncelikle bu tür cürümleri işleyen kişi genellikle yoksuldur ve bu zaten başlı başına vahim bir utanç vesikasıdır, sonra da, yapmış olduğu eylem topluma karşı üstü kapalı bir tür suçlama da içermektedir.
Sayfa 82·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Tek değerli şey yaşamdır. Bahse girerim ki on bin yıl sonra, bize ne kadar mükemmel görünürse görünsün, bu savaş tamamen unutulmuş olacak... Olsa olsa bir avuç malumatfuruş, bu savaş ve onu süsleyen belli başlı katliamların kesin tarihi konusunda sağda solda kapışırlar, o kadar... İnsanların birkaç yüzyıl, birkaç yıl, hatta birkaç saat mesafeden birbirleri hakkında anımsanmaya değer buldukları biricik şey budur... Ben geleceğe inanmıyorum, Lola...
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Edebiyat
Ancak kişi eğer zayıfsa, ona güç veren biricik şey, en çok çekindiği insanları onlara hala atfetmeye yelteneceği en ufak saygınlıktan arındırmaktır.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Edebiyat
İnsanlar 1914'te var olan azıcık gerçekten bile artık utanır olmuştu. Elinizi attığınız her şey düzmeceydi, şeker, uçaklar, sandaletler, reçeller, fotoğraflar; okunan, yutulan, emilen, hayran olunan, beyan edilen, yalanlanan, savunulan her şey, bunların hepsi kindar hayaletlerden, düzmecelerden ve maskaralıktan ibaretti. Hainler bile sahteydi.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Edebiyat
Onlar için yardım toplanıyordu, bilmem ne "Günleri", şunlar ya da bunlar yararına ama özellikle de "Günleri" düzenleyenlerin yararına.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam