...delmeye gücüm yoksa, böyle bir duvarı alnımla yıkmaya kalkışmayacağım, ama barışmayacağım da onunla, sırf karşımda bir taş duvar olduğu ve onu yıkmaya gücüm yetmediği için de barışmayacağım onunla.
Belki öcünü almaya kalkışacaktır da, ama bunu, zaman zaman, küçük küçük, gizli gizli, öç almak hakkının olduğuna, öç almayı başarabileceğine inanmadan, üstelik bu girişiminde kendisinin, öç alacağı insandan yüz kat daha büyük acılar çekeceğini, adamın kılının bile kıpırdamayacağını bile bile yapacaktır.
Uğradığı hakareti, yüz kızartıcı en küçük ayrıntısına varana kadar sürekli hatırlayacak, her hatırladığında da onlara yüz kızartıcı, olmadık ayrıntılar ekleyecek, kendi hayal gücüyle içini daha büyük bir öfkeyle dolduracaktır.
Bir soruya, cevabı olmayan öylesine çok soru eklemiştir ki, ister istemez, kuşkularından, heyecanlarından oluşan bulanık, pis kokan, çamurlu bir suyla kaplanmıştır dört yanı.