Kiwal Books

Kiwal Books
@Kiwal_Books
İnsanlar hep seni suçlar. Zorbalığa uğrarsın, zorbaya kimse laf etmez. Zorbalığa karşı cevap vermediğin için seni suçlarlar. Bir insanı çok seversin, âşık olduğun insan hatalar yapmasına rağmen onu sevmeye devam ettiğin için seni aciz bulurlar. Yalnız kalmak istersin, bunu tercih ettiğin için kibirli bir insan olduğunu düşünüp seni ötekileştirirler. Çünkü insanlar hep isterler. Suçlamak isterler. Acımak isterler. Ötekileştirmek isterler. Yargılamak isterler. Sadece zarar vermek isterler. Bense sadece yaşamak.. Mutlu yaşamak ve sakince yaşadığım hayatım sona ermeden bazı hayallerimi yerine getirmek istiyordum. Uçsuz bucaksız bu dünyanın içinde sıradan bir hayattan başka istemezken neden zorbalık gören, sevdiği için aciz bulunan, ötekileştirilen kişi bendim?
Sayfa 102·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bize River Burnu oğlanları derlerdi. Bize hiçbir zaman isimlerimizle seslenilmedi. İstediğimiz şey buydu, bunu da elde ettik. Böylelikle odak, tetiği çekme ihtimali bulunan dört isimden herhangi birinde değil, Grant'in öldüğü toprak parçasında oldu.
Sayfa 24·Kitabı okudu
"Yeniden doğuş," dedi yadırgamadan. "Yoldan çıkmak. Yanardağ patlamasında olanlar neden olduysa o yüzden." Sanırım Pompei'den bahsediyordu. "Sapkınlıklar ama anlatılan hikayelerdekinden daha fazla. Ve insanlık şimdi aptal teknolojileriyle yeni bir felaketi çağırıyor Masadaki şişeye uzandı. "Birbirinizden uzaklaşıyorsunuz, sevgiyi, yardımlaşmayı, ihtiyaç duymayı unutuyorsunuz, herkes sadece kendini düşünen mutsuz insanlar haline geliyor, uyuşturucu ya da haplarla deva arıyorsunuz. Kendi kendinizi yok ediyorsunuz, doğayı mahvedip hayvanlara işkence ediyorsunuz, çocuklarınızı koruyamıyorsunuz, kadınları hor görüyorsunuz. Taçtan ve tahttan mı bahsedeceksin? Hepiniz dört duvarın içinde o aygıtların, telefonlarınızın içinde kendinizi kanıtlayıp durma çabasında değil misiniz? Herkesten nefret edip aynı zamanda herkes tarafından sevilmek ve yüceltilmek istemiyor musunuz?" Demir sertliğinde, kendinden emir bir tavırla bana kafa tutarken sözlerindeki haklılığı göz ardı edemedim. "Öyle bile olsa," dedim. "Buna nasıl müdahale edilebilir?" "Doğa intikamını alır, yaradılışın belli bir döngüsü vardır ve bununla oynayamazsın. İnsanların eline güç verdiğin zaman ona seni yok etme fırsatı da vermiş oluyorsun, sizden farklı bir diyarda yaşasak bile bizde dünya üzerindeyiz ve dünyanın büyük kısmı okyanuslardan oluşur. insanlar denizi kirletmeye, kutupları eritmeye, iklimi değiştirmeye başlayınca Su Krallığı'nın tahtı sarsıldı." "Doğa intikamnı alır," diye fisıldadım daha çok kendi kendime. doğanın suya ihtiyacı vardı, yaşamın devam edebilmesi için. Ama gerçek su topraklardan çekilmişti. Benim, insanların diyarından ne zaman çekilecekti? Kendi iç savaşımı duymuş gibi, "Kıtlık insanları bulacak, kuraklık, susuzluk herkesi ele geçirecek çünkü hoyrat ve bencilsiniz. Kendinizi üstün
Sayfa 104 - Martı Yayınları
Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu fark ettiklerinde, sorunun ne olduğunu soracaklar; ama bir şeyi unutacaklar. Senin ne kadar iyi ve tecrübeli bir yalancı olduğunu.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Hayat sizi olduğunuz andan sıyırıp konusu hakkında hiçbir fikriniz olmadığı bir sınava soktuğunda, size nasıl çözeceğinizden bahsetmezdi. Test kitaplarındaki gibi, cevaplar arkada yazsaydı güzel olurdu fakat öyle bir dünya yoktu. Bir tane dünya vardı ve biz de içinde yaşıyorduk. Size nasıl yapacağınızı söylemezlerdi, sadece yap derlerdi ve olay bundan ibaretti. Bazen, eğer sonuna soru işareti getirilecek bir cümle kursanız, noktayla biten birkaç kelimeden korkardınız. Böyleydi işte. Her şey bir ipe bağlıydı. O, ipten kendine bir salıncak yapmıştı. Fakat bilmiyordu ki salıncağının aşkları boynuma dolanmıştı... Ben de o salıncakla kendimi asmıştım.
Sayfa 92·Kitabı okudu