Metin Yılmaz

Metin Yılmaz
@Korgun
Okur,yazar,çizer,düşünür,konuşur,yürür...
Sakın kitap okumayın, cahilliğiniz zedelenebilir!
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·344 syf.··
2016 554. kitabı
Nurettin Topçu'nun külliyatından önemli bir parça "Yarınki Türkiye". Düşünce temelli bir eser olduğu için çok akıcı bir okumaya da sahip değil. Yarınki Türkiye'nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lakin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakarlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükafatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemiyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir. Yarınki Türkiye'nin kurucuları, millet ve cemaat uğrunda fedakarlıklar kabullenenlerin artık bulunmadığı cemiyetimizde, muhtelif simada insanları şahıslarında birleştireceklerdir. Onlarda Yunus Yavuz'la birleşecek; Sinan Akif'e uzanacak; Ebu Hanife Hüseyin Avni'yi tebrik edecektir. Ve onların eseri olan yarınki Türkiye, şu temellerin üstünde kurulacak: "Anadolu'nun toprağından kaynayan bir kan, cemaat için harcanan emek, bin yıllık bir tarih, otoriteli bir devlet ve ebedi olduğuna inanmış bir ruh..." Kitaptan veciz bir söz: Hak kuvvette, haysiyet alış-verişte, din ekserî hocaların dini satan ellerinde esirdir.
Yarınki TürkiyeNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2018658 okunma

Metin Yılmaz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·246 syf.·
2017 9. kitabı
Nevzat Kösoğlu
8.7/10 · 53 okunma
10/10
·480 syf.··
2016 281. kitabı
Yetmişli yılların ilk yarısında, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin, Bulgar milliyetçiliğine ve Marksizme tutsak olmuş yaşantısını, çektiği maddî-manevî ıstırabı, orada yaşayan Türkler'in umutlarını, beklentilerini, Bulgaristan'ın Türk azınlıklar üzerinde oynadığı oyunları ve Türkiye'ye uzanma gayretlerini konu alan etkileyici bir roman. Baş karakter İlay, her ne kadar anne babasından yeterli sevgi görmemiş olsa da dedesinin de etkisiyle kendi köklerine bağlı yetişmiş zeki bir kız. Kitapta kendi ve çevresindekilerin hayatına İlay'ın ağzından dahil oluyoruz. Bulgaristan'daki Rus düşünme ve yönetim biçimlerinin etkisiyle insanların makine gibi yetiştirildiği, çalıştırıldığı ve düzendeki çarkın dönmesi için her türlü baskıyla kullanıldığı yıllara bir kez de İlay'ın -Mehmet Ali'nin akçabardağının- varlığıyla şahit oluyoruz. Elbette yazar kendi görüşlerini de hamurun içerisine ufak tefek yerleştiriyor ve o dönemdeki Türkiye'yi de eleştirmekten çekinmiyor, yazar zaten kendini kendinden soyutlayamayacağı için bu kaçınılmazdır. Aşk hikayesi de bir hayli içli. Kavuşmalar, kavuşamamalar, farklılıklar... Kitabı okuduktan sonra bir kez daha yaşamları süresince baskıya maruz kalmış insanlar için hüzün doluyor insan. Hele bir de "kendi milletinden insanların başına gelenleri" çarpıcı bir şekilde okumuşken.
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,939 okunma