Metin Yılmaz

Metin Yılmaz
@Korgun
Okur,yazar,çizer,düşünür,konuşur,yürür...
Üniversite
71 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Puan vermedi·380 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
M. Abdülhalik Renda Beyle ilgili yakın zamana kadar yayınlanan hiç bir kitap yoktu. Torunu Sabri Bey; hem Dedesinin manevi hatırasına sahip çıktarak bu boşluğu doldurdu , hem de Cumhuriyet tarihimizin çok önemli aktörlerinden birinin bilinmeyenlerine ışık tuttu. Araştırmacı ve tarihseverler için güzel bir kaynak.
Mustafa Abdülhalik RendaAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 20186 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·912 syf.··
2019 34. kitabı
Akıcı bir günlük... Renda Bey dürüst ve sağlam devlet adamı. Hızla ve keyifle okudum... Sabri Sayarı beyi bu günlüğü yayınlanmasına katkısından dolayı kutlarım. Cumhuriyeti kuranlara Renda beyin şahsında selam olsun. Ruhları da şad olsun.
Mustafa Abdülhalik Renda GünlüklerKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 20195 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2016 554. kitabı
Nurettin Topçu'nun külliyatından önemli bir parça "Yarınki Türkiye". Düşünce temelli bir eser olduğu için çok akıcı bir okumaya da sahip değil. Yarınki Türkiye'nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lakin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakarlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükafatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemiyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir. Yarınki Türkiye'nin kurucuları, millet ve cemaat uğrunda fedakarlıklar kabullenenlerin artık bulunmadığı cemiyetimizde, muhtelif simada insanları şahıslarında birleştireceklerdir. Onlarda Yunus Yavuz'la birleşecek; Sinan Akif'e uzanacak; Ebu Hanife Hüseyin Avni'yi tebrik edecektir. Ve onların eseri olan yarınki Türkiye, şu temellerin üstünde kurulacak: "Anadolu'nun toprağından kaynayan bir kan, cemaat için harcanan emek, bin yıllık bir tarih, otoriteli bir devlet ve ebedi olduğuna inanmış bir ruh..." Kitaptan veciz bir söz: Hak kuvvette, haysiyet alış-verişte, din ekserî hocaların dini satan ellerinde esirdir.
Yarınki TürkiyeNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2018658 okunma
10/10
·480 syf.··
2016 281. kitabı
Yetmişli yılların ilk yarısında, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin, Bulgar milliyetçiliğine ve Marksizme tutsak olmuş yaşantısını, çektiği maddî-manevî ıstırabı, orada yaşayan Türkler'in umutlarını, beklentilerini, Bulgaristan'ın Türk azınlıklar üzerinde oynadığı oyunları ve Türkiye'ye uzanma gayretlerini konu alan etkileyici bir roman. Baş karakter İlay, her ne kadar anne babasından yeterli sevgi görmemiş olsa da dedesinin de etkisiyle kendi köklerine bağlı yetişmiş zeki bir kız. Kitapta kendi ve çevresindekilerin hayatına İlay'ın ağzından dahil oluyoruz. Bulgaristan'daki Rus düşünme ve yönetim biçimlerinin etkisiyle insanların makine gibi yetiştirildiği, çalıştırıldığı ve düzendeki çarkın dönmesi için her türlü baskıyla kullanıldığı yıllara bir kez de İlay'ın -Mehmet Ali'nin akçabardağının- varlığıyla şahit oluyoruz. Elbette yazar kendi görüşlerini de hamurun içerisine ufak tefek yerleştiriyor ve o dönemdeki Türkiye'yi de eleştirmekten çekinmiyor, yazar zaten kendini kendinden soyutlayamayacağı için bu kaçınılmazdır. Aşk hikayesi de bir hayli içli. Kavuşmalar, kavuşamamalar, farklılıklar... Kitabı okuduktan sonra bir kez daha yaşamları süresince baskıya maruz kalmış insanlar için hüzün doluyor insan. Hele bir de "kendi milletinden insanların başına gelenleri" çarpıcı bir şekilde okumuşken.
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,900 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2017 8. kitabı
Miskinler Tekkesi’nde kökleri Padişah II. Mahmud devrine kadar uzanan Kocabaş ailesinin son ferdinin dilenciliği meslek edinmesi anlatılmaktadır. Eser zaman olarak Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet döneminin ilk dönemlerini kapsar. Bu zaman dilimi ülkenin en sancılı dönemlerindendir. Bundan dolayı kahramanın “Doğduğu paşa konağından dilenciliğe doğru düşüşünde savaşın ve savaşla sarsılan toplum düzenin de tesiri vardır.” Ayrıca, yazar eser boyunca kahramanın adını kullanmaz. Miskinler Tekkesi kavramı ise Osmanlı döneminden beri kullanılan bir tabirdir. Osmanlı kültüründe Miskinler Tekkesi tabiri ile cüzzam hastalığına yakalanmış kişiler için şehir dışına yapılmış mekanlar kastedilirdi. Cüzzam hastalığına da miskin hastalığı denirdi.
Siyaset
Miskinler TekkesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20102,674 okunma