İnsanların, karınları doyduktan sonra kendilerini mutlu hissetmeye ve herkesi arkadaşı olarak görmeye diğer bütün mantıklı sebeplerden daha fazla zorlayan bir ruh haline girdiği malumdur.
Tarihteki akla sığmayan (yani akılcılıkla anlamadığımız) olguları açıklarken kadercilik kaçınılmazdır. Tarihteki bu olguları ne kadar çok akılla açıklamaya çalışırsak bizim için o kadar akıldışı ve anlaşılmaz bir hal alırlar.