Zor kullanılarak yapılan her reform hor görülmeye layıktır, çünkü insanlar değişmeden kaldıkça kötülüğü iyileştiremez, çünkü bilgelik şiddete gerek duymaz.
Bugün, aklın şafağı olan bu yüzyılda o fanatizm hidrasının birkaç başının yeniden canlandığını görüyorum. Görünüşe göre zehirleri daha az ölümcül, ağızları daha az parçalayıcı. Oynak lütuf uğruna insanların kanı pazarlarda satılan umumi endüljanslar için onca sene aktığı gibi akmadı. Ancak canavar hâlâ hayatta. Hakikati arayacak her kim olursa olsun zulüm görecek. O halde karanlıklar içerisinde tembel tembel oturmalı mı? Yoksa hasedin ve iftiranın kendi meşalelerini yeniden yakmak için kullanacakları bir meşale mi yakmalı? Bana kalırsa, ben zehirlenme korkusuyla yemek yemekten ne kadar imtina edilmemesi gerekiyorsa, hakikatin de bu canavarlar karşısında o kadar saklanmaması gerektiğine inanıyorum.