“Aşk, paradoksal olarak romantik bir eşitsizlikle ilerliyordu. İki kişinin birbirini aynı yoğunlukta sevmesi imkansız. Dolayısıyla aşkta acılar ve sevinçler hakkaniyetli paylaşılmaz. Aşk adil değildi. Demokratiklik ve özgürlükçülüğün kıyısından bile geçmiyordu. Dahası istikrar ve kalıcılıktan da nasipsizdi. Sana en şiddetli tokatı patlatacak eli okşamaktan ibaretti!”
“Dikkat et,dünyadan söz ederken olumsuz ifadelere varıyoruz: ‘Yalan dünya’ diyoruz mesela. ‘Dünyevi’ kelimesi, menfi bir mana taşıyor. Fakat ‘hayat’ sözcüğü öyle değil. ‘Hayati ehemmiyet’ten bahsediyoruz.’Hayat dolu’ diyoruz. Dünyaya bağlanmadan, hayata tutunmayı öğrenmemiz gerekiyor.”