Mübarek hadis-i şerifler için ömürlerini seyahat etmekle geçiren râvilerin hayatlarını anlatan ne güzel bir söz:
"Bir yere aidiyetim çöldeki ayak izim kadar"
Üftade Hz. o vakit Derviş Mahmud olan Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri'ne şöyle demektedir."Mahmud evladım unutma, bu dünyada yaptığın her bir amel ya nefsin için ya da Rabbin içindir." Peki ya bizlerin ameliyeleri kim içindir kendi putumuz olan nefsimiz için mi yoksa Alemlerin Rabbi olan yüce Mahbub için mi? Tefekküre değer bir sual olsa gerek vesselam.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz. şöyle demektedir Hak Teala'nın tesiriyle felekler, yıldızlar, dönüp ve hareket
eyleyip dört unsuru anlatılan başkalaşım üzere birbirine
karıştırıp hamur etmişlerdır. Tâ ki unsurların kaynaşmasından
önce madenler ortaya çıkmış, ondan da bitkiler ortaya çıkmış
ondan ise hayvanlar meydana gelmiştir. Hayvanlar olgunlaştığında insan ortaya çıkmıştır. Bu dört birleşik cismin bileşik
aracısı da vardır. Madenler ile bitkiler arasında aracı mercandir çünkü
sertlikte taş gibidir ve bitki zerre zerre denizin dibinde bitip suyun yüzünden
yukarı çıkıp kurulukta sert olur. Bitkiler
ve hayvanlar arasında aracı ise hurma ağacıdır. Çünkü o bitki iken hayvan gibi
erkeğine yakın olmadıkça neticesi hurma olmaz. Başını kesseler yok olup kuru ve yapraksız, meyvesiz kalır.Hayvanlar ile insanlar arasında aracıların en belirgin olanı ise maymundur. Çünkü bütün azâsı kıl ve kuyruğundan başka, dışı insana benzer.
Maymundan geldiğine inanlara tokat gibi bir cevap, bu cevabı hazret kendisinden sonra yaşayacak Darwin ve onun gibi düşünenlere vermiştir.
"Allah'a karşı gelen şeytanın her şeyi yapabileceğine inanıyorsun da bir Allah dostunun Allah'ın izniyle edebileceklerine neden inanmıyorsun?"
Bu cevaba karşın Kadı Mahmud Efendi kaskatı kesilir hiçbir şey söyleyemez. Bu cevapla Mehmed Efendi şeyhi Üftade Hazretleri'ni kasteder, allah dostu olarak.
Şimdi nefsinle konuşacağın bir hikaye anlatacağım sana kâri. Nefsinin konuşacağı bir hikaye ... Sen de ki hayal ben ki muhal, imkansız. Lakin şunu bil; ben inandım ki içimize bunları düşüren dahi nefsimizdir. Bizi durduran ve kandıran da nefsimizdir. Ve hatta şu anda içinde bir ses varsa ve "okuma bu kitabı" diyorsa sana inan ki o da nefsindir.
Mükemmel bir ön söz, insanı meraka doğru sürükleyen bir ön söz.