Zeynep

Zeynep
@Krsu_zynp
Ne getireceği belli olmayan güzel yarınlara
Puan vermedi·336 syf.··
2025 5. kitabı
Körlük" Jose Saramago tarafından yazılmış Nobel Edebiyat Ödüllü çarpıcı bir yapıt. Salgın bir hastalık gibi hızla yayılan körlüğün toplumsal yaşamı nasıl etkilediğini, düzenin ve sistemin nasıl şekillendiğini anlatıyor. Salgınla beraber toplumda yaşanılan korku ve paniğin yaşamı nasıl tehdit ettiğini, insanların bu zorluklar karşısında neler yapabileceğini, ahlaki değerlerin çökmesi sonucu ortaya çıkan vahşeti gözler önüne seriyor. Bir tarafta bencillik, kıskançlık, ihanet, şiddet, zulüm gibi insan doğasının karanlık yüzünü görürken gücü elde eden, otoriteyi kuran bazı kişiler zayıfı, güçsüzü ezerken diğer yanda birlik ve beraberliğin dayanışma ile direnişin mücadelesini gösterip sevginin, dostluğun, fedakârlığın kısaca insanlığa umut olacak gelişmelerin yaşanabileceğini belirtiyor. Bu da içinde bulunan koşullar ne kadar kötü olursa olsun ahlaki değerlerin kişiden kişiye hatta toplumdan topluma değişebileceğinin en güzel kanıtı. Kitapta insanların hayatını derinden etkileyen körlük salgınının oluştuğu bir dünya yaratılmış bu yüzden distopik bir roman da diyebiliriz. Aslında konuya baktığımızda bize çok uzak gibi görünse de düşünce içinde yaşadığımız zamana benzer durumlar var. Romanda olaylar, bilinmeyen bir ülkenin bilinmeyen bir şehrinde geçiyor. Ve kitapta hiçbir karakterin adı yok. Bazı özellikleriyle tanımlanıyor. Doktorun karısı, Gözü siyah bantlı yaşlı adam gibi. Herkesin kör olduğu bir yerde kişilerin bu şekilde belirtilmesi yerinde olmuş. Ve körlük, binlerce kişiyi kapsamış olsa da hikaye yedi kişi etrafında toplanıyor. Yazarın anlatım tarzı sade ve anlaşılır olması okunmasını kolaylaştırıyor belki ancak içeriğine bakınca hiç de öyle değil. Gelişen dehşet verici olaylar, yaşanılan korkunç durumlar zaman zaman insanı okurken zorluyor. Çünkü detaylara fazlasıyla
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·252 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabı okumaya başladığımda bir çok ilkin nasıl gerçekleştiğini ilk tuzun nasıl keşfedildiğini, ilk buğdayın bulunduğunu, köpeğin , koyunun ve devenin nasıl evcileştirildiğini , insanın iyiyle kötünün mücadelesini çoklu tanrılardan tek tanrıya geçişini, ilk ibadetin nasıl yapıldığını, santrançın ilk halini, aşkın ve hakikatin keşfedildiği o yıllara götürüyor Ulu kayının gölgesinde yaşayan ulu ruha inanan ufak bir kabileyle başlıyor hikaye . O kabilede kaşları, kirpikleri, saçı olmayan bir bebeğin lanetli olduğuna inanılıp ve kabilenin sonunu getireceğine inanılıyor ve bebeği öldürmeye karar verdikleri gece bir tufan çıkıyor ve o felaketten sadece 4 kişi sağ kalabiliyor. Çira, sarıca, bebeği parmak ve köpeği tırnak kalıyor. Çira ve sarıca her gününü beraber geçireceklerine dair söz vermeleri ve çiranın kaçırılması yıllar sonra göbeklitepe' de nasıl birleştiğini, ve akşam Yıldızı'nda aramalarına tanık oluyoruz
Hayata Dair
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,2bin okunma