Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Ahlâk yasasından yıldızlara!(Kanttan Romantizme)
Kant'ın aklın 'büyük sorulara' cevap veremeyecek türden bir bilgi teorisini ''nedenselliği aklın şeylere biçim vermesine has yasalar'' olarak formülize etmesinin yanı sıra özgürlüğün koşulu saydığı pratik aklın kategorik imperatifleri onun soğuk ussal yaklaşımına rağmen ''Kendinde Şey''i sanatsal perspektif lehine kayırması Romantiklerin arşimet noktası sayılabilirdi. Romantik akım, metodik ve gündelik olanın işleyişine dair bilginin sistematiğine karşı baş kaldıran gençlerin elinde ortaya çıkmıştı. Aklın zorunluluğunun Kant'ın istemediği yönde onun ussal meşruiyetinin eksikliği algısı Romantikleri sanatın duygulanımlarıyla 'Ding an sich' yaşantılamaya yönlendirmişti. Bu nedenle tembellik ve düş gücünün yaratımı olarak Dünya fikri için hayallerde kaybolma, Romantiklerin genel davranış örüntülerinin bir parçasıydı. Pek çok bakımdan Romantizmin ortaya çıktığı zamandan 150 yıl sonrasındaki Hippilerle ortak nokta taşıyordu.
Felsefe-Düşünce
Modern ahlak
İnsan hakları beyannamesinde Logos, Stoacıların tabiriyle evrendeki nizama, yani düzen içerisindeki ahenge yön veren şey insanın kendi doğasına mesafe koymasının bir neticesi olan özgürlük
Felsefe-Düşünce
Sonuçlar ve ona ulaşana kadar geçen güzel dakikalar.
Sonunda ne olduğu, ona ulaşana kadar yaşanan güzel dakikalar kadar önemli değildir. Önemli olan şey, şu anda mutlu olmaları...
İnsan ve Duygular
''Kendi varlığımı inkâr eder ya da ondan şüphe duyarsam kendimle çelişmiş olurum. Bir kimsenin, varlığını tam olarak kabul etmeden ondan şüphe duyması mümkün müdür?'' John of Mirecourt
“Evren sadece düşündüğümüzden garip değil; aynı zamanda düşünebileceğimizden de garip...” Werner Heisenberg