Kant'ın aklın 'büyük sorulara' cevap veremeyecek türden bir bilgi teorisini ''nedenselliği aklın şeylere biçim vermesine has yasalar'' olarak formülize etmesinin yanı sıra özgürlüğün koşulu saydığı pratik aklın kategorik imperatifleri onun soğuk ussal yaklaşımına rağmen ''Kendinde Şey''i sanatsal perspektif lehine kayırması Romantiklerin arşimet noktası sayılabilirdi.
Romantik akım, metodik ve gündelik olanın işleyişine dair bilginin sistematiğine karşı baş kaldıran gençlerin elinde ortaya çıkmıştı. Aklın zorunluluğunun Kant'ın istemediği yönde onun ussal meşruiyetinin eksikliği algısı Romantikleri sanatın duygulanımlarıyla 'Ding an sich' yaşantılamaya yönlendirmişti. Bu nedenle tembellik ve düş gücünün yaratımı olarak Dünya fikri için hayallerde kaybolma, Romantiklerin genel davranış örüntülerinin bir parçasıydı.
Pek çok bakımdan Romantizmin ortaya çıktığı zamandan 150 yıl sonrasındaki Hippilerle ortak nokta taşıyordu.