Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bilinçdışı-Psişe-Ruhsal Aygıt
("Bilinçaltı" terimi psikanalizin sözcük dağarcığında yer almamaktadır.) Freud'un temel düşüncesi -psikanalizin odak noktasını oluşturan düşünce- doğası gereği bilinçdışı ruhsal rüeçlerin varolduğudur; bilinçdışı kalmalarının nedeni de, bilince çıkmalarına, çok etkin mekanimazlarla karşı konulmasıdır.
Halil
"Bazı sırlar vardır, yalnız dostlara anlatılacak. Bazı sırlar vardır, dostlara bile anlatılmayacak. Bazı sırlar vardır, kendimize bile açıklanmayacak." -Friedrich Nietzsche
Nietzsche aklı küçümsemiyordu
"Güzelleşme, güç fazlalığının sonucudur. Güzelleşmeyi, muzaffer bir istencin, yoğun bir eşgüdümün, tüm şiddetli arzulara ahenk kazandırmanın, sarsılmaz bir dikey dengenin ifadesi olarak görebiliriz. Mantıksal ve geometrik sadeleştirme, güç artışının bir sonucudur.'' -Güç İstenci Nietzsche'nin, onda aklı küçümseyen birini, mantık hilafına duyuların ve vücudun özgürleşmesini savunan bir düşünürü görmek isteyen herkesi nasıl hatalı çıkardığını bir kere daha gördün umarım. Nietzsche açık ve seçik şöyle ilan ediyor: "Duygusal heyecanların düşmanıyız biz!" Sanatçı sıfatını hak edenler, "duyguya, duygusallığa, ruhsal inceliğe karşı nefret" geliştirmeyi bilenlerdir; "parçalanmış, kararsız ve muğlak olana, hınçla yapılmış her şeye karşı nefret ... " Zira "klasik olmak için, bütün yeteneklere, görünüşte çelişkili ve şiddetli olan bütün arzulara sahip olmak gerekir; ama bunların hepsi de, aynı boyunduruk altında beraberce yürümelidir"; bunu yapabilmek için ise "her şeyden önce mantığın katılığına, aklı başındalığına ve soğukluğuna" ihtiyaç duyulur.
Halil
Nietzsche'nin en sonunda Wagner'den ve Schopenhauer'den nefret etmesinin sebebi de budur. Yine Mozart'ı veya Rameau'yu, Schumann ve Brahms'a tercih etmesinin; yani "klasik ve matematiksel" müziği "romantik ve duygusal" müziğe tercih etmesinin sebebi de budur.
İnsan ve Hayvan arasındaki fark nedir?
Kozmik ve dini nitelikli eski ilkelerin miadını doldurduğunu kabul edip, bu ilkelerin neden geçerliği kalmadığını anladığımızı iddia ettikten sonra, insan doğasında ne gibi bir olağanüstülük buluyoruz ki, kozmos'u ve kutsallığı anlamımızı sağlayan eskilerinin yerine, yeni bir theoria, bir ahlak ve bir kurtuluş doktrinini insan üzerine inşa etmek mümkün olabiliyor? Modern felsefe, işte bu sorgulamaya cevap verebilmek için, epey tuhaf görünen bir meseleyi düşüncesinin merkezine koyarak işe başlar: İnsan ve hayvan arasındaki fark nedir? Belki bu sana, önemsiz veya tali bir mesele gibi görünecek . Gerçekte ise oldukça derin ve önemli bir sebepten ötürü, doğmakta olan hümanizmin temel meselesidir: İnsanlığı özünde hayvanlıktan ayıran şeyi bulmak için 17. ve 18. yüzyıl filozoflarının, büyük bir hevesle hayvanı tanımlamaları ne tesadüftür ne de yüzeysel amaçlarla girişilen bir iş . Sebep şudur: Bir varlığın "ayırt edici farkını", onu özünde niteleyen şeyi kavramanın en iyi yolu, onu kendisine en yakın varlıkla kıyaslamaktır.
Halil
Hümanist bilgi anlayışı, yani insan merkezli bir teori anlayışının ve şeyleri birbirleri arasındaki bağlantılarıyla açıklamaları ''sentez''inin imkânlarına dair özgül ve meşru gerekçeler bulmak için sormamız gereken en makûl soru; ''İnsan ve Hayvan arasındaki fark nedir?'' Bu süreç yitip gitmiş kozmos anlayışının aksine kaosu anlamlandırma sorumluluğunu üstlenen insanın a priori olan ilkeler yerine koyması gereken icat edilmiş bir düşünce sisteminin neticesinde insandan doğan her fikrin insaniliğiyle kabul görmesinin bir sonucudur. Üstelik her fikir de insani kırılganlıktan nasibini alacak, şeylerin doğasına dair kavrayışımız onlara yöneliş şeklimizi onlar hakkında teoriler üretmeden anlamamızı gerektirecektir. Böylelikle ''Kaos''u anlamlandıran insan, anlamlandırma eyleminin kendisi üzerine düşünmek zorunda kalacaktır. Bu da her anlamın bizatihi insanileşmesi ve onun anlayışı ölçüsünde temelleneceğini göstermektedir.
"Ticarette işler böyledir: İnsan tedavi olmaya zaman bulamadan ölür."
Sayfa 17·Kitabı okudu
1000Kitap
Halil
Ölümlerin de sınıfsal ayrıcalıkları vardır...